Hindistan büyük oynuyor | KPMG | TR

Hindistan büyük oynuyor

Hindistan büyük oynuyor

IMF’nin 'küresel belirsizlik ortamında parlayan bir yıldız' olarak değerlendirdiği Hindistan, hükümetin reform girişimleri ve yatırım programlarıyla küresel ekonomide liderliği üstlenmeyi hedefliyor.

1000

Yatırım Danışmanlığı, Associate Partner

KPMG Türkiye

İletişim

İlgili içerik

hindistan

KPMG Hindistan Kamu Sektör Lideri Nilaya Varma, KPMG Türkiye Enerji ve Doğal Kaynaklar Sektör Lideri Ümit Bilirgen’in sorularını KPMG Gündem için yanıtladı.

Hindistan’da gerçekleştirdiğiniz kamuya yönelik danışmanlık projeleri hakkında bilgi verir misiniz? Bu hizmetler çoğunlukla hangi sektörlerle ilgili, bu projelerde müşterilerinize kattığınız değer nedir? Hindistan’ın bu çerçevede gelişimini nasıl buluyorsunuz?

KPMG Hindistan Kamu Sektörü, eğitim ve beceri gelişimi, tarım ve gıda işleme, petrol ve gaz, teknoloji, endüstriyel altyapı, ilaç, sağlık hizmetleri vb. alanlarda politika ve stratejilerin hazırlanması, düzenleyici reformlar, geniş çaplı dönüşüm projeleri, yatırım teşvikleri ve proje ve program yönetim desteğini kapsayan değer zincirinin bütününe hizmet sunuyor. 

KPMG Hindistan, Hindistan'da İş Yapma Kolaylığı, Make in India, Skill India, Digital India, Start Up India, Akıllı Şehirler gibi hükümetin uyguladığı tüm ulusal öncelik programlarına öncü olarak katılıyor ve Hindistan’ın dönüşümüne katkı sağlıyor. 700’den fazla uzman, sorunları saptamaya yönelik uygulamalı ve yenilikçi çözümler ile müşteriler için değer oluşturuyor. Ayrıca küresel ölçekte bilgiyi, yerel tecrübesiyle birleştirerek değişimi getiren girişimlerin hayata geçirilmesini destekliyor.

Her yeni fırsat, benzersiz bir fayda ya da önerdiği değer bakımından bazı zorluklar içeriyor. Biz işte bu noktada sektörün derinlemesine anlaşılmasını sağlayabiliyoruz.

Hükümetin gerçekleştirdiği reform ve girişimler esas alındığında, Hindistan’ın pozitif bir gelişim rotası izleyerek, sürdürülebilir gelişme hedefleriyle küresel ekonominin lideri olma yolunda istikrarlı adımlar atmakta olduğu görülebilir.

Gelecek projeksiyonu yapan bazı araştırmalar, Hindistan’ın 2030’larda dünyanın en büyük üçüncü ekonomisi olacağı yönünde tahminlerde bulunuyor. Siz bu tür tahminlere katılıyor musunuz?

2030 yılına ait son makroekonomik projeksiyonlara baktığımızda, etkileyici büyüme hızı ve pozitif büyüme tahminlerini arkasına alan Hindistan’ın Japonya ve Almanya gibi gelişmiş ülkeleri geride bırakarak en büyük üçüncü ekonomi olması kuvvetle muhtemel. Bu rapor, IMF’nin Hindistan’ı “küresel belirsizlik ortamında parlayan bir yıldız” olarak tasvir ettiği bir zamana rastladı. Aslında bakılırsa, dünyanın en büyük ve en genç iş gücüyle birleşen cesur reformların büyüme rakamlarını hızla daha da yüksek seviyelere çekmesi bekleniyor. Reformist politika çerçevesi, düşen küresel petrol fiyatları ve yenilenen yatırımcı güveni, Hindistan’ın büyüme konusundaki önemini ortaya çıkardı ve gelecekte çift haneli büyüme rakamlarına ulaşmasına yönelik beklenti oluşturdu.

Hindistan’da hükümet programlarının yürütülmesinde önemli danışmanlık görevleri üstleniyorsunuz. Kamuyla çalışmanın zorluklarını ve avantajlarını anlatabilir misiniz?

Fark yaratan sonuçlar yaratmak ve hızlı bir ekonomik dönüşüme olanak sağlamak adına hem merkezi hükümet hem de eyalet hükümetleri ile çok yakın ilişki içerisinde çalışmanın farkını ve ayrıcalığını yaşıyoruz. Kamu sektöründeki müşterilerle çalışmak, daha büyük bir etki oluşturmak için gerçekleştirilen reformlarla değişen ülke manzarasının bir parçası olma adına karşımıza muazzam fırsatlar çıkarıyor.

Resmi kurum ve kuruluşların nitelik itibarıyla hiyerarşik düzende çalıştığı ve bunun yanı sıra takip edilmesi gereken birden fazla süreç ve prosedür bulunduğu göz önüne alındığında, kamu sektöründeki uygulama takvimi çok daha uzun. Ayrıca, kamu sektöründe çok fazla göz önünde olan programların taşıdığı itibar riski kayda değer ölçüde. 

Hindistan ve Asya’daki enerji yatırımları hakkında bilgi verir misiniz? Suudi Arabistan’ın bölgeden rafineri alma girişimleri oldu. ABD ile Rusya arasında Asya enerji piyasalarında etkin olma mücadelesi devam ediyor mu?

Şu ana kadar Hindistan’a 40 milyar dolar yatırım yapıldı ve bu yatırımlar sonucunda yaklaşık 236 yeni petrol ve gaz keşfi gerçekleştirildi. Bunlardan bazıları üretim odaklı olup, Hindistan’ın ham petrol üretiminin yüzde 30’una ve gaz üretiminin yüzde 25’ine ulaşıyor. 12 milyar dolarlık ek yatırım ise yolda. Ayrıca, onshore ve offshore alanlarına ve keşif kuyularına yönelik olarak ilk etapta yaklaşık 3 milyar dolar keşif yatırımı yapılması planlanırken, çığır açan Hidrokarbon Keşif ve Lisanslama Politikası (HELP) kapsamında önümüzdeki iki yıllık süreçte 2-3 milyar dolar daha yatırım bekleniyor. 

Dahası, hükümetin mevcut durumda yüzde 15 dolaylarındaki Hint enerji karmasındaki doğal gaz payını iki katından daha yüksek bir orana çıkarma hedefinde. Sadece gaz ithalatı ve boru hattı alt yapı çalışmalarını artırmak için bile en az 10 milyar dolar yatırıma ihtiyaç duyulacak. Üstelik doğal gazın geleneksel kömür ve ham petrolden daha temiz bir yakıt olduğu gerçeğinden hareket edersek, Hindistan gaz şebekesini tamamlamak amacıyla, uygun Kamu-Özel Sektör Ortaklığı (PPP) modelleri kullanılarak 15 bin km uzunluğuna ilave gaz boru hattı döşenecek. Yenilenebilir enerji sektörüne baktığımızda 2022 yılına kadar 175 GW yenilenebilir enerji üretimi yönünde iddialı bir hedef konuldu ve bu hedef doğrultusunda değer zinciri çapında oldukça büyük yatırım fırsatları doğacak.

Suudi Arabistan ise Asya kıtasındaki faaliyetlerini artırma konusunda istekli. Bu kapsamda Orta Doğu’nun petrol devlerinden Saudi Aramco, Malezya’daki bir petrol rafinerisi ve petrokimya tesisinin yüzde 50'sini satın almak için anlaşma imzaladı. Buna ek olarak şirket, Çin, Japonya, Endonezya ve Güney Kore’de de rafineriler satın aldı ve diğer Asya ekonomilerinde de yeni girişim ve yatırımlar gözlüyor. 

Bunun yanında yakın komşusu Rusya uzun süredir Avrupa pazarının dizginlerini elinde bulunduruyor. Rusya, Asya ekonomilerinin de petrol ve gaz talebini sonuna kadar kullanmayı amaçlıyor ve bu talep doğrultusunda Hindistan pazarına girmek için kayda değer bir yatırıma ve teknolojik know-how’a ihtiyacı olacak. Paralel olarak ABD, enerji kaynaklarının çeşitlendirilmesi ile ilgili olarak çalışırken Asya ekonomileri Amerikan şirketlerinin yurt içi gaz üretimini ve LNG ihracatlarını artırmak için yeni ve kazançlı pazarlar olarak görülüyor. Önümüzdeki birkaç yılda ABD-Rusya enerji mücadelesinin şekillenişine tanıklık edeceğiz.  

Asya, gelişen ekonomileriyle gelecekte küresel enerji üretiminin yarısını tüketecek. Küresel enerji piyasalarında Asya’nın geleceğinden bahseder misiniz? Bu bağlamda Türkiye ekonomisi hakkında neler söylemek istersiniz?

Küresel enerji kullanımındaki büyümenin, büyük oranda nüfus artışıyla ilgili olduğu bilinen bir gerçek. Ekonomik büyüme talebi körüklediğinden, Çin ve Hindistan gibi yükselen pazarların daha çok petrol tüketimi yapması bekleniyor. Yaklaşık 5.580 MTOE (milyon ton petrol eşdeğeri) seviyesindeki birincil enerji tüketiminin 2016 yılındaki toplam enerji tüketimine oranı yüzde 42. Beklentiler bu oranın önümüzdeki yıllarda daha da artacağı yönünde. Asya ülkelerinin iddialı reformlar yapmasını ve bu dalgalı talebin karşılanması amacıyla üretimlerini artırmaya yönelik yatırımları beklemesini sağlayan fırsat penceresi oldukça önemli. Bu çerçevede Asya ülkelerinin kendi enerji kaynakları karmasını çeşitlendirmeleri ve yenilenebilir enerjiler ve geleneksel olmayan kaynakların kullanımının artırılması, düşük karbon teknolojilerinin yerleştirilmesi gibi süreçler yoluyla enerji güvenliklerini iyileştirmeleri çok önemli. 

Türkiye’nin ise ekonomik büyümesi son iki yıldan bu yana hızlı bir ivme gösterdi. Türkiye, son bir yıllık süreçte çift haneli enflasyon rakamları, yükselen döviz kurları ve bir dizi siyasi ve güvenlikle ilgili kaygılarla mücadele etti. Ancak o günler artık geride kaldı. Ülkenin GSYİH artışı, geçtiğimiz yılın aynı dönemiyle karşılaştırıldığında yılın ilk çeyreğinde yüzde 5’e ulaştı. Büyük kamu harcamaları, etkili istihdam kampanyası, turizm sektörünün canlanması ve ihracat artışı ile ülkeye yatırım akışı nedeniyle ekonomi yükselişte. Türkiye ve Hindistan ekonomileri arasında daha büyük çaplı işbirlikleri yapılmasını bekliyoruz.

Hindistan-Türkiye yatırım ilişkilerinin geliştirilmesi için neler yapılabilir?

İçinde bulunduğumuz süreçte Hindistan ve Türkiye arasında sıcak ve dostane ilişkiler söz konusu; dil, kültür ve medeniyet, sanat ve mimari, mutfak ve ikili ticaret açısından derin tarihi bağlarımız var. Ayrıca devlet düzeyinde ve ‘B2B’ alanında çeşitli ikili anlaşmalar ve kurumsal düzenlemeler mevcut. Bunlar bizim ekonomik ve ticari bağlarımızın ne kadar güçlü olduğunu vurguluyor.

Hindistan ve Türkiye arasındaki güçlü ilişkiler kurabilmek için karşılıklı yatırımların artırılmasına ve her iki ülkenin sahip olduğu karşılıklı deneyimlerden istifade etmek adına ileri teknoloji, bilgisayar yazılımı, sivil havacılık, tıp, uzay ve teknoloji gibi alanlarında işbirliğinin geliştirilmesine ihtiyaç var. Bunun yanı sıra terörizmle mücadelede işbirliğinin geliştirilmesine yönelik görüşmeler de devam ediyor.

 

KPMG Future State araştırması gerçekleştirdi. “Geleceğin Devleti 2030” başlıklı araştırma 2030’un devletini tanımlayan bir çerçeve çizdi, geleceğin sürdürülebilir devleti için yol haritaları çıkardı. Toplumun ve yönetenlerin yolunu aydınlatmayı amaçlayan çalışmada, geleceği şekillendirecek 9 küresel mega trend belirlendi. Bu kapsamda danışmanlık ve devlet arsında yaratılabilecek fırsatları değerlendirebilir misiniz?

Kamu sektöründeki müşterilerimizi daha iyi desteklemeyi amaçlayarak, sosyoekonomik alanda ortaklıklar kurma, eğitim sektörüne daha derinlemesine eğilme, sağlık sektöründeki reformları destekleme, çevre ve sürdürülebilirlik çalışmalarına yönelik etki değerlendirme ve hafifletme stratejileri gibi konularda fırsatlar olduğunu görüyoruz. 

İstanbul 22’nci Dünya Petrol Kongresi kapsamında KPGM Hindistan, Türkiye ve Hindistan Petrol ve Gaz Bakanlığı’nın ortak düzenlediği Hindistan’da petrol arama ve çıkarma fırsatları konulu konferansa birlikte katıldınız. Neler konuşuldu?

22. Dünya Petrol Kongresi kapsamında, Hindistan Hükümeti’nin üst düzey yetkilileri; esas itibarıyla, teknik desteğini modern nitelikteki Ulusal Veri Havuzu'nun (NDR) sağladığı Open Acreage Licensing (OAL) Programı yoluyla ortaya konulan, ileriye dönük, pazar odaklı Hidrokarbon Keşif ve Lisanslama Politikasının (HELP) yönlendirdiği keşif ve üretim alanı başta olmak üzere, Hint petrol ve gaz sektöründeki fırsatlar hakkında görüşlerini paylaştı. BP, IHS Markit, Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) ve Uluslararası Enerji Forumu (IEF) ile birlikte, sektörde uygulanmakta olan pro-aktif reformlara yoğunlaşarak, Hindistan’ın büyüme seyri ve genel enerji görünümünün vurgulandığı sektörel etkinlikler de gerçekleştirildi. Düşük petrol fiyatları nedeniyle uluslararası petrol ve gaz sektöründeki duyarlılığın zayıf olmasına rağmen çalışmalarımız takdir topladı.

Bize ulaşın

 

Teklif talebi

 

Gönder