İnşaatta dünya markasıyız | KPMG | TR

İnşaatta dünya markasıyız

İnşaatta dünya markasıyız

Kosova’dan Hollanda’ya, Rusya’dan Kazakistan’a, Irak’tan Afrika’ya dünyanın dört yanında inşaatın yanı sıra enerji, gayrimenkul ve ticaret segmentlerinde pek çok projeye imza atan ENKA başarılarıyla sektöre örnek oluyor. Türkiye’nin en etkin CFO’ları arasında gösterilen ENKA CFO’su İlhan Gücüyener ENKA’nın başarı hikâyesini anlattı.

1000

İlgili içerik

ilhan gücüyener

Türkiye’nin önde gelen uluslararası markalarından ENKA, kurulduğu 1957 yılından bu yana dünya devleriyle rekabet ederek zirveye çıktı. Türkiye'nin en büyük inşaat şirketi olan ENKA, 1982’den beri ENR’ın (Engineering News-Record Dergisi) En Büyük 250 Uluslararası İnşaat Şirketi listesinde bulunuyor. 2016 yılında listede 79’uncu sırada yer alan ENKA, Türkiye’nin en büyük 500 kuruluşu arasında ise 12,4 milyar TL’lik cirosuyla 14’üncü sırada bulunuyor. ENKA’nın başarısının arkasındaki felsefeyi, krizlere rağmen büyüyebilme kabiliyetinin sırlarını ENKA CFO’su İlhan Gücüyener’le konuştuk. Türkiye’nin en etkili CFO’ları arasında gösterilen Gücüyener sektörde yaşanan zorluklara rağmen lider olarak kalabilmenin sırrını anlattı.

2016 yılı Türkiye açısından da zor bir yıl oldu. Siz yurt dışı ağırlıklı iş yapan bir şirket olarak 2016’da yaşananlardan nasıl etkilendiniz? ENKA açısından değerlendirirseniz 2016 nasıl geçti?

ENKA bildiğiniz gibi yurt dışı odaklı çalışan ve büyümeye devam eden bir firma. 1957’de kurulmuş, 60 yıllık bir firmayız. Türkiye’de inşaat işleri yaptıktan sonra 1970’lerin başında yurt dışına açıldık. 4 ana segmentte iş yapıyoruz: inşaat, gayrimenkul, enerji ve ticaret…

Genel olarak baktığımızda 2016 yılı bizim açımızdan da zorlu geçti. Ancak özellikle 2007-2008 krizinden sonra biraz daha ‘özellikli projelere’ odaklanmamızın çok faydasını gördük. Müşterilere biraz daha değer katabileceğimiz, konvansiyonel inşaat işlerinden farklı olmak üzere biraz daha dizayn, teknik servis tarafında hizmet verdiğimiz bir yapıya ağırlık verdik. Kriz öncesinde portföyümüzde, anlaşmasını imzaladığımız projelerden sonra yapacağımız 6-7 milyar dolara yakın inşaat işi vardı. Sonrasında bu odaklanma neticesinde biraz daha niş segmentlere servis verir hale geldik. Özellikle petrol ve gaz işleri, altyapı, elektrik enerjisi üretimleri gibi daha özellikli projelere önem verir olduk. Böyle baktığımızda özellikle petrol ve gaz fiyatlarının 2014 yılının başından itibaren 110 dolar mertebesinden 2015 sonunda 30 dolar mertebesine düşmesinden biz de etkilendik. Tabii biz biraz da bu negatif etkilenmeyi çalıştığımız bölgeleri ve özellikle ülkeleri daha çeşitlendirerek aşmaya çalıştık, çalışmaya da devam ediyoruz. 2016 yılı bu anlamda hem Türkiye’nin komşularıyla problemlerinden dolayı hem de bizim biraz daha özellikli projelere odaklanmamız neticesinde biraz zorlu geçti açıkçası ama petrol fiyatlarının 2016 başından itibaren toparlanma trendine girmesi bize de olumlu yansıdı.

Sizin projeleriniz o dönem durdu mu?

Bahsettiğim gibi ENKA 4 ana segmentte faaliyet gösteriyor.. Bu segmentlerden inşaata baktığımızda; kontrat imzalama aşamasına çok yakın olduğumuz işlerde görüşmeler birden durdu. Devam eden projelerimizin ilerlemesi ve kârlılık noktalarında pek etkilenmedik ama potansiyel işleri alma konusunda maalesef etkilenme oldu. Türkiye-Rusya krizi bu anlamda inşaat tarafını etkiledi.

Diğer taraftan da son dönemde Güney ve Kuzey Irak’tan büyük işler aldık. Özellikle enerji ve elektrik işlerinde büyük işler takip ediyorduk ancak çalıştığımız bölgelerde Türkiye’nin yaşadığı tansiyon bizi negatif etkilemekte. Konsorsiyum ortağı veya tedarikçimiz şeklinde projelerde uluslararası firmalarla işbirliği yapmaktayız. Mesela, enerji santralleri inşaatları işinde tedarikçi olarak GE veya Siemens ile çalışıyoruz. Dolayısıyla Türk firması olsak da uluslararası bir yapı kazanmış olmamızın faydalarını da görüyoruz. Bu şekilde bakıldığında çok fazla etkilenmediğimizi söyleyebilirim ama yine de Türkiye’nin yaşadığı bu problemler olmasaydı daha çok proje kazanabilirdik.

En büyük ölçekli işiniz Irak’ta mı?

Son 5 yıl olarak baktığımızda üstlendiğimiz projeler sonrası Irak açıkçası bizim için önemli bir pazar haline geldi. İnşaat tarafında odaklandığımız projeler genellikle elektrik, petrol-gaz ve altyapı işleri olduğu için bunu gayet doğal karşılıyoruz, ancak ENKA için coğrafi bir kriter bulunmamakta, uygun şartlar oluştuğu takdirde daha önce de olduğu gibi bölge farketmeksizin dünyanın her yerinde proje üstlenebiliriz.

Elektrik ekmek ve su gibi

Enerji işlerinde Irak başta geliyor. 2016 yılından önce de, 2016 yılında da… Her ne kadar petrol-gaz fiyatları düşse de elektrik tarafı her zaman öncelikli konulardan birisi. Çünkü elektrik yaşamsal bir ihtiyaç, ekmek gibi, su gibi… Petrol-gaz fiyatlarının son 3-4 yıldır düşmesi bölgedeki yatırımları durdurmadı, özellikle Irak’ta devam ediyor. Biz tabii bu pastadan pay almak için elimizden geleni yaptık, yapmaya da devam ediyoruz. Bunların neticesinde de özellikle 2016 yılının sonunda Irak’ta 2 tane elektrik santrali işi aldık, bu projeleri 2016 yılının başından beri çok sıkı takip ediyorduk. Burada ENKA’nın bu anlamda yaptığı işler, tecrübesi, kalitesi ve hızının yanında uluslararası firmalara özellikle GE ve Siemens’le olan iş-çözüm ortağı anlamındaki yakın ilişkiler içinde olmamızın da ciddi anlamda avantajını yaşadık.

Özbekistan’dan Endonezya’ya Rusya’dan Afrika’ya

Tabii biz sadece Irak’a odaklanmış bir firma değiliz. Özellikle 2007-2008 krizinden sonra biraz daha farklı bir yapıda ilerliyoruz. ENKA ağırlıklı olarak Rusya’da, Kazakistan’da iş yapan bir firma olarak biliniyor. Ama biz iş yaptığımız ülkeleri biraz daha farklılaştırmaya, yeni bölgelere de girmeye çalışıyoruz. Mesela Endonezya’ya açılmaya karar verdik. Endonezya da çok enteresan bir pazar... Endonezya kamu elektrik idaresi ülkede yaklaşık 35 GW yatırım yapmak üzere karar aldı. Bu karara bağlı olarak biz de açıkçası hem yatırım yapmak hem de inşaat anlamında iş almak istiyoruz ve şu an bunlarla ilgili çalışıyoruz.

Diğer yandan, özellikle Balkanlar ve Asya ülkelerindeki işleri takip ediyoruz. Sahra altı dediğimiz Afrika’daki bölgeyi de buna ekleyebiliriz. Riskimizi yönetebileceğimiz, finansmanın hazır olduğu, kalitemizle, ismimizle müşteriye değer katabileceğimiz işleri takip ediyoruz. 2016’ya bu şekilde baktığımızda inşaat biraz yatay seyretti diyebilirim.

Bizim öncelikli amacımız çok agresif bir şekilde ilerleyerek portföyümüze yeni işler katabilmek değil; var olan işlerimizi doğru, düzgün, kaliteli, hızlı, zamanında ve müşterimize söz verdiğimiz şekilde yapmak. Bizim ana önceliklerimiz bunlardır.

2017’ye baktığımızda hem siyasi alanda hem de petrol-gaz fiyatlarında düzelmeler var. Nasıl yorumluyorsunuz?

Evet, 55 dolar civarına oturan bir petrol fiyatı var. Aslında burada önemli olan petrol-gaz fiyatının düşmesi değil, aynı TL’de olduğu gibi dalgalanması… Dalgalanma bütçelerin yapılamamasına, geleceğin tahmin edilememesine yol açtığı için bir belirsizlik durumu yaratıyor. Açıkçası 55 dolar civarına oturan petrol fiyatında biz de pazarın biraz daha durulacağını, yatırım iştahının eskisi kadar olmasa da tekrar artacağını düşünüyoruz.

Sizin son dönemde beklentileriniz nasıl gelişiyor?

Özellikle Türkiye-Rusya arasındaki ilişkilerin normalleşmeye başlamasıyla bizim işlerimiz de bundan olumlu yönde etkilendi. Son dönemde hem Rusya ve Kazakistan’da hem de Irak’ta önemli işler almak için sona yaklaştık. Bazılarını aldık, bazıları içinse çalışmaya devam ediyoruz. İnşaat işi garip bir iş… 10 tane teklif verip hiçbirini alamadığınız zaman da oluyor, çoğunu ya da tamamını aldığınız zaman da.

İnşaatta artık finansman da konuşuluyor

Son dönemde olası işlere baktığımızda finansman tarafındaki gereksinimlerin arttığını görüyoruz. Artık işverenlerin, işi yapacak müteaahhit firmalardan yatırımcı olmadıkları halde finansmanı da paket olarak getirmeleri bekleniyor.

Bu aslında Çinlilerin kazandırdığı bir şey. Önceleri EPC (Engineering, Procurement and Construction / Mühendislik, Satın Alma ve İnşaat) işleri diye konuşulurdu. Ama son dönemde EPC+F (Engineering, Procurement, Construction and Finance / Mühendislik, Satın Alma, İnşaat ve Finansman) konuşuyoruz. Yani, bir müteahhitlik firmasının finansmanı da paket şeklinde rekabetçi koşullarla işverene getirmesi ve o anlamda da bu süreçleri inşaat firmasının yönetmesi bekleniyor.

ENKA olarak biz de bu konuda ciddi bir tecrübe kazandık. Bazı dönemlerde biz, var olan portföyümüze de alacaklarımızın farklılaşması anlamında kolaylıklar sağlayacak finansman yolları getiriyoruz. Bir taraftan da rekabetçi olarak çok büyük önem arz eden dünyadaki ECA’lar (Export Credit Agency / İhracat Kredi Kuruluşu) ile çok yakın temaslar içindeyiz. Biz şöyle bir fark yaratıyoruz burada; yapacağımız satın almaları hangi ülkeden destek alabileceksek o tarafa kaydırıyoruz.

Enerji işlerine baktığımızda genellikle tutarsal olarak kontrat toplamının yaklaşık yüzde 60-65’i satın alma işlerinden oluşuyor. Makine, ekipman, türbin, teknoloji vs. Eğer bir destek alabilirsek satın almamızı İngiltere’ye, Hollanda’ya ya da Almanya’ya kaydırıyoruz. Almanya’dan bir mal aldığınızda, yüzde 50 Alman ürün ve hizmet ile kontratın yüzde 100’üne kadar finansman veya sigorta alınabiliyor. Ama Türkiye’den mal aldığınızda bu oran maalesef bire bir… Mesela, kalemin değeri 100 dolar, bu kalemin değeri kadar finansman verebiliyor. Ayrıca Türkiye’nin riski yüzünden kredi maliyetleri de rekabetçi olamıyor. Bu dezavantajlardan dolayı aslında Türk firmaları finansman açısından biraz daha geriden başlıyor. Biz uluslararası firma olduğumuz ve özellikle yurt dışından mal aldığımız için çok avantajlı ve rekabetçi finansman yapıları sunabiliyoruz inşaat tarafında.

İnşaat işleri açıldı

Bu anlamda baktığımızda inşaat işleri 2016 yılının sonlarından itibaren biraz daha açıldı diyebiliriz. Birincisi artık Trump’ın seçilmesinden sonra ülkeler nezdinde de taşlar yerine oturmaya başladı. Herkes bunu bekliyordu. İkincisi petrol-gaz fiyatları dip noktalardan toparlanarak belli bir noktaya geldi. Üçüncüsü geçmişten gelen ama ertelenen bu yatırımlar artık aynı üretim kapasitesini sağlamak için yapılmak zorunda. Petrol-gaz işlerinde yatırımcı var olan kapasiteyi sabitleyebilmek amacıyla ilave yatırım yapmak mecburiyetinde. Bu anlamda da biz inşaat tarafında 2017’nin daha iyi olacağını düşünüyoruz. Özellikle Türkiye’nin hem Rusya hem Irak tarafında biraz daha tansiyonu düşürmesinden kaynaklı, Türk firmalarına geçmişte yapılan sınırlandırmalar kaldırıldı. Hem de dediğim gibi o bölgede var olan kriz yavaş yavaş çözülüyor.

Trump göreve gelir gelmez bazı imzalar attı. Bazı anlaşmalardan çekildi. Sizin iş yaptığınız alanlara yönelik sizi etkiledi mi?

Bizi çok etkilemez. Biliyorsunuz NAFTA Kanada, Meksika taraflarını etkiliyor. ENKA uluslararası bir firma. Bizim Amerikan ortaklıklarımız var, beraber iş yaptığımız. Bechtel ile biz yaklaşık 30 sene önce Türkiye’de başlayan bir projedeki ortaklıkla dünyanın birçok yerinde işler yaptık. Hala da yapmaya devam ediyoruz. Bir diğer Amerikalı ortağımız Caddell ile birlikte ise farklı coğrafyalarda elçilik işleri yapıyoruz.

Sorular geliyor açıkçası; Amerika’daki bu altyapı yatırımlarından ENKA da bir pay alır mı diye… Çok zor, zaten Trump “bu işleri Amerikan firmaları yapacak” diye kendisi söyledi. Bize olumlu ya da olumsuz bir etki yapacağını sanmıyorum açıkçası. Bizim iş beklediğimiz yerlerden biri değil orası. Ama bizim özellikle komşularımızla olan ilişkilerimiz pozitif yönde ilerliyor.

Türkiye’den Irak’a yapılan ihracatlar düşüyor

Şu anki siyasi ilişkilerimize bağlı olarak eğer Irak’ta kamuya iş yapıyorsanız bırakın Türk iş gücü götürmeyi Türkiye’den bir çivi bile getirilmesi istenmiyor, Türk malı görmek istemiyorlar. Bu konular maalesef Türk firmalarını ciddi anlamda etkiliyor. Fakat yine de hem kalite ve hız hem ülkelerin mesafe anlamında yakınlığı hem de ihtiyaçlar düşünüldüğünde, Türk firmaları hep bir adım önde diyebilirim.

Türkiye’de ilk özel enerji yatırımları

ENKA olarak bizim enerji yatırımlarımız var Türkiye’de. Bir taraftan da biz yatırımcı firmanın kuracağı SPV’de (Special Purpose Vehicle – Özel Amaçlı Şirket) azınlık payı da olsa, müteahhit olmak kaydıyla yani projenin inşaatını bizim yapmamız kaydıyla, yatırımcı olmak istiyoruz. Bunlar geçmişten gelen düz müteahhitlik kavramını biraz daha değiştiren, geliştiren, biraz daha müteahhitin EPC anlamında tamamlama riskinin ötesinde yatırım riski de almasını öngören yapılar. Takip ettiğimiz işler var bu anlamda da. Bir tanesini de son dönemde aldık. Bir baraj işi, Gürcistan’da…

Türkiye’de inşaat sektöründe hem müteahhit şapkasıyla hem de yatırımcı şapkasıyla takip ettiğimiz işler vardı. 3’üncü köprü, 3 katlı boğaz tüneli, 3’üncü havaalanı… Bizim belli öngörülerimiz karşılanmayınca biz de o riskleri almak istemedik açıkçası. Dünyanın bir çok farklı bölgesinde sayısız ve başarılı işler yapan bir Türk firması olarak Türkiye’de iş yapabilmeyi arzuluyoruz.

Türkiye’de devam eden inşaat işiniz var mı?

Şu an yok. Ben ENKA’da 15 senedir çalışıyorum. Ondan önce de ENKA’nın denetimini yapıyordum. Türkiye’de inşaat işimiz olmadı. Çeşitli projelere girdik ama çeşitli sebepler nedeniyle olmadı. Bu demek değil ki ENKA olarak Türkiye’ye kapalıyız. Ortaklarımızla değer katabileceğimiz, uzun vadeli, risklerimizi yönetebileceğimiz projeler olursa bundan sonrası için Türkiye’de de inşaat kısmının da dahil olacağı projelere yatırım yapma konusunda herhangi bir çekincemiz olmaz.

Kişisel başarı öykünüze gelelim şimdi de… Tüm bu başarılı çalışmalarınızda felsefeniz neydi? Başarıyı neye borçlusunuz?

ENKA’da ekip çalışması çok önemlidir. Açık iletişim var. Bu bir kültürdür bizde. Her çalışan kendi fikrini, isteğini, arzusunu üstleriyle açıklıkla paylaşabilir. Kadromuza baktığımızda da çok farklı yetkinlikleri olan arkadaşlarla çalışıyoruz. Hem inşaat hem ticaret anlamında… Tabii buradaki önceliğimiz işinin uzmanı olan profesyonellerle çalışmak. İşi devredebileceğimiz, sonrasında iletişim halinde problemleri çözebileceğimiz kişilerle çalışmak. Ekip çalışması bu anlamda çok önemli… Çok genç ve dinamik bir ekibe sahibiz. Özellikle bizim süreçlerimize baktığımızda bunlar bir sinerji, enerji yaratıyor. Bu genç kadro tabii hem bilişim teknolojilerine çok hakim hem de bilgi yönetimini çok efektif olarak yapan ve bu yönde ilerleyen kişiler. Bir de biz tabii şunu aşılamaya çalışıyoruz çalışanlarımıza: İnisiyatif kullanma.

Bizim işlerde bir kararın hızlı alınması çok önemli. Karar alırken çalışanlarımıza bu açıklığı, şeffaflığı ve esnekliği vermeye çalışıyoruz. Tüm departmanlarımızın başında olan arkadaşlarımız çok rahatça bu kararları alabiliyorlar. Eğer bir risk öngörüyorlarsa bunları getirip paylaşabiliyorlar. Bu bizim çok hızlı hareket etmemizi sağlıyor. Bizim en büyük yeteneğimiz hızlı hareket edebilmek, hızlı karar almak. Çünkü biz tatile girdiğimizde diğer bölge açılıyor. O bölgeler tatile girdiğinde biz açılıyoruz.

Yani aslında çalışanlarımızın dinamik ve genç olması, güncel teknolojiye hakim olmaları, bilgi yönetimini çok iyi uygulamaları, karar alma anlamında süreçlerin hızlı yürümesi ve kullandığımız sistemlerin bir taraftan sürekli güncellenmesi… Bunlar çok önemli. Eğitime de bu anlamda çok önem veriyoruz.
 

ENKA Akademi kuruldu

İnşaat firması olmamız, eğitime uzak olduğumuz algısını oluşturabilir ama biz ENKA Akademi’yi kurduk. Son bir kaç senedir kişilerin performansını değerlendirip onların eğitim almaları gereken noktaları beraberce seçip ilgili eğitimlere katılmalarını bekliyoruz, hedefliyoruz. Onları cesaretlendiriyoruz. Çok güzel, neşeli bir çalışma ortamı oluşuyor. Biz de bundan gayet memnunuz açıkçası.

Önemli olan hızlı olmak ve müşteriyi anlamak

Bir taraftan tabii bence önemli olan hızlı olmak ve müşterinin ihtiyaçlarını anlamak… Mesaimizin yüzde 80-90’ını inşaata harcıyoruz. Çoğunlukla inşaattan bahsettik ama salt inşaat firması da değiliz. İnşaat en önemli iş kollarımızdan biri olmakla birlikte daha önce belirttiğim diğer sektörlerde de aktifiz. Yaptırım uygulanan ülkeler hariç, iş yapmak adına dünyada herhangi bir ülke kısıtlamamız yok.

Sadece inşaat firması değiliz

Açıkçası, inşaat dışındaki iş kollarını da takip ediyoruz.. Mesela Türkiye’de yap-işlet modeliyle kurulmuş 4.000 MW gücünde elektrik santrallerimiz var. 2002 yılından beri Türkiye’de elektrik üretiyoruz. İzmir, Adapazarı ve Gebze’de ENKA’nın yüzde 100 sahip olduğu doğalgaz santrallerimiz var.

ENKA Türkiye elektrik tüketiminin yüzde 12’sini üretebiliyor

ENKA olarak santralleri ilk devreye aldığımızda Türkiye elektrik tüketiminin yüzde 33’ünü üretiyorduk. 2016 itibariyle Türkiye elektrik tüketiminin yüzde 12’sini ENKA olarak üretebilme kapasitemiz var. Bu santraller yap-işlet modeliyle kurulmuş, TETAŞ’ın alım garantisinin olduğu, doğalgazı ise BOTAŞ’tan aldığımız bir yapı olarak kuruldu. Bu anlamda da enerji tarafında çok ciddi bir operasyon, üretim, inşaat, yatırım ve finansman tecrübesi edindik. O inşaatların yapımından sonra zaten biz diğer ülkelerde de doğalgaz santralleri yapmaya başladık. Hollanda’da, Rusya’da, Irak’ta yaptık. ENKA tüm EPC ve dizayn risklerini üstlenebilen bir kapasiteye ve yapıya ulaştı. Bir taraftan da 2002 yılından bugüne ekibimiz sahibi bulunduğumuz santrallerin operasyonlarında da çok tecrübe kazandı.

Enerjide Endonezya, Irak ve Gürcistan’da enerji yatırımları

Hem inşaat hem de operasyon anlamındaki bu tecrübemizi birleştirip enerji yatırımlarımızı yurt dışına da yaymak istiyoruz. Bu anlamda Norveç’li ortağımızla Gürcistan’da bir hidroelektrik enerji santrali yatırımı yapacağız. Yatırımcı olarak da diğer ülkelerde de olası işleri takip ediyoruz. Endonezya ve Irak öncelikli bölgelerimiz. Bir yandan finansman konularında sağlayabileceğimiz katma değer ve güç diğer yandan ise inşaat işlerinde sağlayacağımız kaliteli iş yapma anlayışı ve ayrıca yönetim ve operasyonda sağlayacağımız değerle bu enerji yatırımlarını yurt dışına da yaymak, yeni yatırımlarımızla yatırımcılarımıza değerler katmak istiyoruz.

Rusya önemli bir pazar

Diğer konumuz da gayrimenkul. Rusya’da yatırımlarımız var. Moskova’da yaklaşık brüt 1,3 milyon metrekare A sınıf ofis binası ve AVM’lere sahibiz. Bir tanesi St. Petersburg’da olmak üzere 11 AVM’miz var. İnşaatı kendimiz yapıyoruz, binaların sahibiyiz, biz yönetiyoruz, biz kiralıyoruz. Müşterilerin bulunması, ihtiyaçlarının sağlanması gibi her türlü işlemi biz yapıyoruz. Bugün AVM’lerde 1000’den fazla kiracımız var. Onların var olan binalarımızda hem her türlü ihtiyacına cevap veriyoruz, isteklerini yerine getiriyoruz hem de kaliteli, huzurlu bir çalışma ortamı yaratıyoruz. Bu alanda da, gayrimenkul tarafında, yatırımlarımıza devam ediyoruz.

Bu arada hala Moskova’da özellikle gayrimenkul anlamında yatırım yapılacak potansiyel görüyoruz. Rusya’yla ilişkilerimiz de düzelmeye başladı. 2015’te daralmıştı, 2016’da yatay gitti piyasalar. 2017’de özellikle ruble-dolar kurunun anlamlı bir seviyeye gelmesiyle bundan sonra orada yatırımcı olarak yatırımlarımızı artırarak devam etme hedefindeyiz.

İnşaat, enerji, gayrimenkul ve son olarak ticaret de bizim öncelikli konularımızdan. İrili ufaklı bir sürü şirketimiz var.

ENKA Pazarlama’nın 250 milyon Euro cirosu var

Mesela ENKA Pazarlama isimli, yüzde 100’ü bize ait bir şirketimiz var. Bu da başarılı şirketlerimizden biri. Japonya’dan inşaat makineleri, Almanya’dan ve İtalya’dan tarım makineleri ithal edip Türkiye pazarına satıyoruz. Yaklaşık 250 milyon Euro cirosu olan bir şirket. Ticaret alanında da büyüme hedeflerimiz var. Her ne kadar Türkiye ekonomisi biraz çalkantılı gitse de biz bu anlamda hala iştahımızı koruyoruz.

Projenin her safhasında varız

Kısaca hep inşaat olarak biliniyoruz. Aslında bir taraftan da haklılar. Çünkü bir proje takip firmasıyız. Açıkçası bu rekabetçilik, rekabetin getirdiği yerlere baktığımızda tüm süreçlerin iyileştirilmesinden tutun da yeni teknolojilerin kullanılması, her türlü aktivitenin birbirine bağlı olması; satın alma, finans, muhasebe, raporlama, tüm bu sistemlerle dünyadaki projelerimizde online bir şekilde ilerliyoruz. Biz şu anda kullandığımız sistemlerle herhangi bir projemizin alacağını, borcunu, kârlılığını, ödeneğini takip edebilecek bir yapıya geldik. Kendi yazılımımız. Bu anlamda da ciddi bir tecrübemiz oluştu. Hem BT departmanımızla hem muhasebe, finans organizasyonlarımızla bize özgü ciddi bir yazılım programı bu. 3 senedir üzerine çalıştığımız bir konuydu. Bu anlamda da yöneticilerin, yönetimin doğru bilgiyle zamanında beslenmesi ve anında karar alabilmeleri öncelikli konulardan bir tanesi bizim için.

ENKA Ar-Ge Tasarım Merkezi faaliyette

Biz Türkiye’de ilk “Tasarım Merkezi Lisansı” alan inşaat firmasıyız. Uluslararası firmaların son zamanlarda odaklandığı alanda olduğu gibi, projelerin dizaynını yapıp, entelektüel sermayeyle bir şeyler üretip satacağımız bir yapıya kavuşmak istiyoruz. Bu anlamda da 150’ye yakın mühendisimiz var bizimle çalışan. Şu anda elektrik santrallerinin, altyapı projelerinin dizayn işlemlerini yapıyorlar. Şimdilik biz bunları kendi projelerimizde kullanıyoruz. Ama bir taraftan da bu hizmeti üçüncü partilere satma hedefimiz var. Bu anlamda tasarım merkezi faaliyetleri ile ilgili aldığımız bu lisans bizim için hem çok faydalı hem de kârlılığı çok yüksek.

Dizayn yapma kapasitesine ulaşmak kârlılığı artırdı

Bu odaklanma 2007-2008 krizinden sonra oldu. Özellikle böyle işlere yöneldik. Dizayn konularında büyük yatırımlar yaptık. Bir elektrik santralinin A’dan Z’ye bütün dizayn işlemlerini hem konsept dizayn hem de detay dizayn olmak üzere yapabilecek kapasiteye sahibiz. Tasarım Merkezi Faaliyetleri Lisansı’nın getirdiği bir vergi avantajı da var. Bizim için önemli olan bu oluşumun gelişmesi, yaratıcı fikirler oluşturması, yenilikçi şeyler yapması. Bu 150 kişiye hem eğitim olanakları sağlamak hem de bu bilinci aşılamak bizim önceliklerimizden bir tanesi.

Verdiğimiz hizmetin katma değeri arttı

2017 sonrasında sahip olduğumuz tecrübeyi daha da geliştirerek, hem kendi inşaat işlerimizdeki katma değeri yükseltmek hem de yurt dışındaki firmalara bu tecrübemizi pazarlamayı amaçlıyoruz.

İnşaat işlerimiz tabii ki devam edecek ama bir taraftan da bu odaklandığımız mühendislik tarafı gelişecek. Bakanlık da bence bu anlamda iyi şeyler yaptı. Bizi de cesaretlendirdiler açıkçası. Bu ilerisi için markalaşma adına da bir bilinçlenme kazandıracak. Ciddi anlamda performans artışı olmasını bekliyorum.

Bize ulaşın

 

Teklif talebi

 

Gönder