Sürdürülebilir destek böyle olur: Gambiyalılar balık tutmayı öğrendi

Gambiyalılar balık tutmayı öğrendi

İbrahim Betil'in önderliğinde kurulan ve sürdürülebilir kalkınmaya yönelik iyi yaşam projeleri geliştiren "Sen De Gel Derneği", 3 yıl içinde 200 binden fazla Senegal ve Gambiyalı'nın hayatını değiştirdi. Sürdürülebilir desteğe en güzel örnek; Gambiya’da 4 farklı köy yönetimine verilen 7 balıkçı teknesi ile tutulan 17.000 ton balık ile 30.000 insanın beslenme zincirine katkıda bulunulması oldu. İbrahim Betil, buna benzer pek çok projeyi anlattı.

İlgili içerik

ibrahim betil

Sen de Gel Derneği’nden biraz bahseder misiniz?

Derneğimiz, ideolojilerden bağımsız ve etnik ayrımcılık yapmadan, aynı gezegende yaşayan tüm insanların hayatına katkıda bulunmak amacıyla kuruldu. 2012 Şubat ayında kurulan Sen De Gel, Birleşmiş Miletler’in “Bin Yıl Hedefleri”ni benimseyerek özellikle “en az gelişmiş ülkelerin” sosyal ve ekonomik açıdan nitelikli ve sürdürülebilir gelişimine odaklanıyor.

Ulusal ve uluslararası benzer hedefleri bulunan kurumlarla işbirliği yaparak yoksullukla mücadele, istihdam, kadın ve gençlerin gelişimi gibi yerelin en önemli ihtiyaç alanlarında projeler üretiyoruz. Gambiya ile başlayan çalışma alanımız, geçen yıl Senegal projelerinin katılımıyla daha da genişledi.

Bugüne kadar Dernek olarak neleri başardınız?

Gambiya’daki ilk projemiz TİKA’nın da desteğiyle başlatılan balıkçılık projesiydi. 4 farklı köy yönetimine verilen 7 balıkçı teknesi ile tutulan 17.000 ton balık ile 30.000 insanın beslenme zincirine katkıda bulunduk. Ardından hayvancılık projesine başladık. 4 yıldır Gambiya’da, 2 yıldır da Senegal’de yürüttüğümüz proje sayesinde 90 köyde 840’dan fazla aileye 2.000’den fazla küçükbaş hayvan verdik. Ailelere hayvanları 3 yıl satmama ve her doğan 2 yavrudan birini başka bir aileye hediye etme koşuluyla veriyoruz. Bu sayede ailelerin geçimine katkıda bulunuyoruz. Eş zamanlı olarak, değirmen projesi doğdu. Yerelin en temel besin kaynağı pirinç, kuskus ve mısır. Hepsi öğütülerek tüketilebiliyor ve ne yazık ki bölgelerinde değirmen varsa da bunu kimi zaman ancak ücret karşılığında yapabiliyorlar. Bugüne kadar bağışladığımız 16 değirmen sayesinde büyük küçük 35.000 kişinin hayatında hem zaman hem de maddi anlamda kazanç sağladık. Sadece bu kadar mı? Gambiya’nın büyük şehirler dışında kalan bölgelerinde çok ciddi elektrik sıkıntısı yaşandığından, solar enerji projeleri gıdaların korunmasından eğitime kadar pek çok açıdan kritik önem taşıyor. 13 köyde kurulan bu sistemler sayesinde 12.000’e yakın insanın hayatını kolaylaştırdık.

Bu projeler içinde temel ihtiyaç açısından belki de en önemlisi, su projesi. Destekçilerimiz sayesinde Gambiya ve Senegal’de 54 adet su kuyusu açtık ve 76.000 kişinin suya erişimini sağladık. Nehirler taşıp, yerleşim alanlarını etkilendiğinden duvar setleri inşa ettik. Mikro kredi projeleriyle kadınlara buzdolabı ve dikiş makinesi vererek ekonomik yaşamlarına katkıda bulunduk. Kadınların oluşturdukları bahçeleri kaliteli tohum, sulama, gübre, çit ve eğitimlerle güçlendirdik. Bölgelerinde fırın olmadığı için kendi ekmeğini yapamayan ve ihtiyacını civardan karşılayan 1 köye fırın inşa ettik ve bir anda 6.000 kişinin hayatını kolaylaştırdık.
 

Neden Afrika? Neden su kuyuları?

Burada şu farka dikkat çekmek isterim: Türkiyeli yoksul ile Afrikalı yoksul kelimeleri aynı anlamı taşımıyor. Türk yoksulun büyük çoğunlukla ücretsiz sağlık hizmeti [yeşil kart], ilköğretim [devamı da mümkün], aş evi, huzur evi, valilik - belediye fonları, yakacak yardımları ve başvurabileceği çok sayıda resmi, özel yardım kuruluşu var ve en önemlisi Anadolu kültüründen gelen insanı var.

Afrika’da hayat ise hala ilkel koşullarda sürüyor. Sahra Altı Afrika’nın %50’sinden fazlası temiz suya ulaşamıyor. Buna bağlı sağlık problemleri ve çocuk ölümleri oldukça yaygın. Kadınlar ve çocuklar, evlerine su getirebilmek için günde ortalama 6 km. yürüyor. Oradaki hayatı hayal edebilmek için hep şu örneği veriyoruz, en az 30 daireli bir apartmandasınız ve 1 hafta boyunca tüm su ihtiyaçlarınızı tek bir musluktan gidereceksiniz. Kolay değil mi? Halbuki su kuyusu yapılan yerlerde, tarım gibi gelir getirici ekonomik aktivitelerin de başladığını gözlemliyoruz. Bu aynı zamanda sosyal hayata da olumlu yansıyor. Çocuklar okula, kadınlar ailelerine daha fazla zaman ayırıyor.

KPMG Türkiye’nin desteği ile ilgili neler düşünüyorsunuz?

Kuruluş amacımızın en önemli değerlerinin başında hesap verebilirlik ve şeffaflık geliyor. Destekçilerimizin güvenine layık olabilmek, daha fazla kişinin hayatına katkıda bulunabilmek için ilk günden bu yana bağımsız olarak denetleniyoruz. Raporlarımızı web sitemizde düzenli olarak yıl bazında yayınlıyoruz. Bu noktada, KPMG gibi uluslararası bir devin gönüllü olarak bize desteklemesi bizi gururlandırıyor. Bu çalışmaya ek olarak, 2016 içinde yaptıkları Gambiya ve Senegal ziyaretleriyle ilgili görüş ve önerilerinin proje ve süreçlerine büyük katkı sağlayacağına inanıyoruz. Destekleri için KPMG Türkiye ailesine tekrar teşekkür ederiz.

KPMG Gündem 28

KPMG Gündem 28. sayısında iş dünyasındaki profesyonellere zengin ve renkli bir içerik sunuyor.

 
Daha fazlasını oku

Bize ulaşın

 

Teklif talebi

 

Gönder

KPMG’nin yeni dijital platformu

KPMG International, yeni ve ilişkili içeriklere uygun, deneyiminizi geliştiren son teknoloji bir dijital platform geliştirdi.