Stadyumunu iyi projelendiren kulübün başarısı artıyor | KPMG | TR

Stadyumlar da yarışın parçası: Stadyumunu iyi projelendiren kulübün başarısı artıyor

Stadyumunu iyi projelendiren kulübün başarısı artıyor

2016/17 sezonuna girmeden önce, KPMG Football Benchmark ekibi Türkiye ve Avrupa’nın beş büyük ligindeki stadyumların arz açısından durumunu analiz etti. Raporda, stadyumların uygun şekilde projelendirilmesi durumunda futbol kulüplerinin başarısına büyük katkı sağlayabileceği belirtilerek, “Avrupa kulüpleri, artan rekabet ve büyüme arzusu nedeniyle, büyük ölçüde tesislerini nasıl yöneteceklerine ve taraflarlarına nasıl hizmet sunacaklarına odaklanmış durumda” yorumu yapıldı.

1000

İlgili içerik

 Stadyumlar da yarışın parçası: Stadyumunu iyi projelendiren kulübün başarısı artıyor

KPMG Football Benchmark ekibi Avrupa’nın beş büyük ligi; Premier League, Bundesliga, La Liga, Seria A ve Ligue 1’deki stadyumları yaş, sahiplik durumu, isim hakları ve kapasite açısından kıyasladı. Gerçekleştirilen analizin raporunda kulüplerin elde ettiği gelirler içinde özel mülkiyetli stadyumların payının, kamuya ait altyapılardan çok daha büyük olduğu ve Avrupa kulüplerinin çoğunun kendilerine ait bir stadyuma sahip olma eğiliminde olduğu belirtildi. Raporda, “Diğer üç ligle karşılaştırıldığında, İngiltere ve Almanya’daki orantısız bir şekilde daha büyük ve özel mülkiyetli stadyumlar nedeniyle, Premier League ve Bundesliga son on yıllık süreçte hem ticari hem de sportif açıdan kayda değer bir seviyede büyüdü” denildi. Analiz şu şekilde devam etti: “Bu ligler, stadyumlarının aynı zamanda modern, çekici ve dolu olmasından dolayı, kazançlı sponsorluk ve televizyon yayın anlaşmaları gerçekleştiriyor. Uluslararası arenada örnek alınıp büyük beğeni topluyor. Premier League’deki 20 kulübün 16’sı, Bundesliga’da ise 18 kulübün 10’u bu bakış açısıyla yapılmış özel mülkiyetli stadyumlardan oluşuyor. Bu durumun aksine, İspanya La Liga (13), İtalya Serie A (17) ve Fransa Ligue 1’de (19) stadyumların çoğu belediyelere ait. Geri kalanları ise alışılmadık bir biçimde kamu kuruluşları veya özel şirketlerin [2] mülkiyetinde. San Mamés (Athletic Bilbao) ve Weserstadion (Werder Bremen) stadyumları buna örnek verilebilir.”

En yeni stadyumlar Almanya’da

KPMG analizinde stadyumun yaşlarıyla ilgili şu bilgilere yer verildi: “Yaş açısından değerlendirildiğinde, kamu mülkiyetli stadyumlar yaşlanma eğilimindeyken, özel mülkiyetli stadyumların birçoğu son yirmi yıllık dönemde, taraftarların artan beklentilerini karşılayabilecek düzeyde konukseverlik ve hizmetlere büyük önem verilerek inşa edildi veya yeniden yapılandı. 18 stadyumun 11’i 2000 yılından sonra ve çoğunlukla 2006 Dünya Kupası’ndan önce inşa edildiği için Almanya en yeni spor tesislerine sahip ülke konumunda.  İngiltere’de yedi Premier League stadyumu aynı dönemde açıldı. Bununla birlikte, diğer birçok tesiste önemli yenileme ve genişletme projeleri gerçekleştirildi veya bu çalışmalar halen devam ediyor. Ev sahibi oldukları stadyumların kapasitesini artırma çalışmalarını sürdüren Liverpool FC ve Stoke City FC bu duruma örnek verilebilir.”

En demode stadyumlar İtalya’da

KPMG analizinde, İtalya ligi Serie A’nın diğer liglere göre daha sönük kaldığı belirtilerek, “Serie A, geçmişte sahip olduğu uluslararası bilinirliği geri kazanmak için uğraş veriyor. Demode, kamuya ait, gereğinden fazla büyük ve nadiren dolan stadyumlar, Serie A’nın zorlu koşullarını yansıtan gerçekler. Serie A’dan söz açılmışken, Juventus Stadium ve Udinese Calcio’nun kullandığı Dacia Arena olmak üzere özel mülkiyetli iki stadyumun, ligin aynı zamanda en yeni ve en modern tesisleri olması da bir o kadar ilginç bir ayrıntı” yorumu yapıldı. 

Euro 2016’nın Fransız stadyumlarına katkısı olacak

KPMG analizinde EURO 2016’nın Fransız stadyumlarına kesinlikle olumlu bir etki yapacağı belirtildi ve şöyle denildi:  “Turnuvada kullanılan on stadyumun dördü yeni inşa edildi: Stade des Lumieres (Lyon), Allianz Riviera (Nice), Matmut Atlantique (Bordeaux) ve Stade Pierre-Mauroy (Lille). İki önemli futbol stadyumu olan Marsilya’daki Stade Velodrome ve Paris’teki Parc des Princes içinse yeniden yapılanma projeleri gerçekleştirildi. Bu yeni stadyumlar taraftarlara birinci sınıf bir deneyim sunarak, Fransa ligi maçlarına daha kalabalık bir kitlenin gitmesini teşvik edecek ve sonuç olarak stadyum kullanımını artıracak. EURO 2016 oyunlarının bir kısmına ev sahipliği yapan yeni inşa edilmiş dört stadyumun yalnızca biri özel mülkiyetli (Olympique Lyonnais kulübünün sahibi olduğu Parc Olympique Lyonnais stadyumu). Bordeaux, Nice ve Lille şehirlerinde bulunan diğer üç stadyumun sahibi ise, söz konusu şehirlerin kamu kuruluşları.”

İspanya’daki stadlar miadını doldurmuş durumda

Analize göre benzer şekilde, İspanyol futbolunun son zamanlarda büyük bir sportif başarı yaşadığı ve performanslarını uluslararası seviyeye taşıdığı düşünüldüğünde, İspanya La Liga da birtakım beklenmedik eğilimler gösteriyor. Sahada elde edilen zaferlere rağmen, İspanya’daki stadyumların çoğu bariz bir şekilde miadını doldurmuş durumda ve yenilenme ihtiyacı duyuyor. Bu nedenle ülkede bazı somut yeni stadyum projeleri hayata geçiriliyor. Club Atletico de Madrid’in 2017/18 sezonunda geçmeyi planladığı yeni inşa edilen 73.729 seyirci kapasiteli La Peineta Stadium buna örnek gösterilebilir. 

En büyük stadyumlar Almanya’da

KPMG analizi şöyle devam etti: “Bir kulübün maç günü elde edeceği potansiyel geliri belirleyen en büyük faktör, satışa çıkarılabilecek mevcut koltuk sayısı. Avrupa genelinde, en büyük futbol stadyumları Almanya’da bulunuyor ve bir Bundesliga stadyumunun ortalama kapasitesi 44.563 kişi. Stadyum kapasitesi bakımından ikinci en büyük ülke 40.356 ortalama kapasite ile İtalya. Onu 38.377 ortalama kapasite ile İspanya izliyor. Ancak, Avrupa’nın “beş büyük” ligindeki en küçük stadyumlara sahip SD Eibar (6,285) ve CD Leganés (8,138) kulüplerinin La Liga ortalamasını düşürdüğü unutulmamalı.” 

Premier League stadyum kapasiteleri geride kaldı

Premier League stadyumlarının 2016/17 sezonundaki ortalama kapasitesinin (37,445) Bundesliga’dan yaklaşık yüzde 16 düşük olduğuna dikkat çekilen analizde;  “Buna rağmen, sınırlı kapasite ve artan talep neticesinde, Liverpool FC veya Manchester City gibi birkaç stadyum için genişletme projeleri gerçekleştirildi veya bu çalışmalar halen devam etmekte. Benzer şekilde, Fransa’daki yeni inşa stadyum ve yenileme projeleri Ligue 1’in ortalama stadyum kapasitesinde bir artışa neden olmakla birlikte, incelenen beş lig arasında en düşük ortalama kapasiteye sahip lig hala Ligue 1 (32,650)” denildi. 

İsim hakları satışında da Almanya lider

Tesisin mülkiyetinin yanı sıra ticari açıdan bakıldığında bir ligin cazibesini önemli ölçüde yansıtan diğer unsur ise stadyumun isim hakları. KPMG analizinde 18 Bundesliga kulübünün 14’ünün stadyum isim haklarını sattığı Almanya’da bu durum yine kendini açık bir şekilde gösterdiğine vurgu yapılıyor. Analiz şöyle devam etti: “Sponsorlar için ligin albenisini ve “Alman ticaret modelini” gözler önüne seren bu anlayış, yerel şirketlerin yerel futbol kulüplerini destekleme eğilimini yansıtıyor. Diğer liglere baktığımızda, İngiltere’de stadyum isim haklarını satan yalnızca yedi kulüp görüyoruz ve bunlardan biri isim hakkı anlaşmasını yeni imzaladı (Stoke City FC’nin bet365 stadyumu). İtalya ve Fransa’da iki kulüp stadyum isim haklarını satarken, İspanya’da ise şaşırtıcı bir şekilde hiçbir kulüp isim hakkı satışı gerçekleştirmedi.”

Türkiye’de stadyumlar yenileniyor

KPMG analizinde Türkiye’deki spor tesislerinin yenilenme sürecinin devam ettiği ve yakın gelecekte miadını doldurmuş stadyumların kalmayacağı belirtildi. Analizde şöyle denildi: “Dünyada birçok ülkede olduğu gibi olimpiyatlara ve majör futbol organizasyonlarına yapılan ciddi başvurular sonrasında Türkiye’de tesisleşme konusunda ciddi adımlar atılmaya başladı. İstanbul’un büyük takımları daha fazla gelir sahibi olmak ve daha büyük başarılara ulaşmak için yeni stadyumlar yaparken devlet de çok sayıda şehre yeni stadyumlar kazandırmaya başladı. Şu anda yapım aşamasında olan stadyumlar da tamamlandığında üst düzey liglerde mücadele eden takımların hepsi modern stadyumlara kavuşmuş olacaklar. Stadyum yenileme süreci ilk olarak Fenerbahçe’nin kendi stadını tribünlerini teker teker yıkıp yapmasıyla başladı. 1908 yılında inşa edilip 2006’da günümüzdeki haline getirilen Ülker Stadyumu önümüzdeki birkaç yıl içinde faaliyet halindeki en eski stadyum konumuna gelecek. Ülker Stadyumu’ndan sonra 2009 yılında Kayserispor ve Kayseri Erciyesspor’un kullandığı Kayseri Kadir Has Şehir Stadyumu ve Çaykur Rizespor’un kullandığı Çaykur Didi Stadyumu açıldı. Bunların dışında yeni yapılan stadyumlar arasında, Kasımpaşa’nın kullandığı, 2010 yılında son haline getirilen Recep Tayyip Erdoğan Stadyumu’ndan başka 5 yıldan eski stadyum yok. Galatasaray’ın maçlarını oynadığı Türk Telekom Arena 2011 yılında, Mersin İdman Yurdu’nun stadyumu Mersin Arena 2013’te, Başakşehir Fatih Terim Stadyumu ve Konya Büyükşehir Stadyumu 2014’te, Bursaspor’un ev sahipliğini yaptığı Timsah Arena ve Antalya Arena 2015 yılında açılırken son olarak Beşiktaş’ın yeni stadyumu Vodafone Arena 2016 yılının nisan ayında hizmete girdi.”

7 takım yeni stadyumlarının tamamlanmasını bekliyor

KPMG analizinde yeni evlerine geçmeyi bekleyen ve hala eski stadyumlarında maçlarını oynayan yedi tane takım olduğuna dikkat çekilerek şu bilgilere yer verildi: “Gençlerbirliği 1936 yılında yapılan Ankara 19 Mayıs Stadyumu’yla en eski stada sahip kulüp. Gençlerbirliği, 1974 yılında yapılan Osmanlı Stadyumu’nda maçlarını oynayan Osmanlıspor’la birlikte 43000 seyirci kapasiteli yeni stadını bekliyor. Trabzonspor, 1951 yılında yapılıp 2010 yılında şimdiki halini alan Hüseyin Avni Aker Stadyumu’nu önümüzdeki sezon başında açılması beklenen 41513 kişilik Akyazı Stadyumu’na geçerek terk edecek. 33000 kapasiteli Eskişehir Arena’ya geçmeyi bekleyen Eskişehirspor şu anda maçlarını 1952 yılında yapılmış olan Eskişehir Atatürk Stadyumu’nda oynuyor. 1974 yılında yapılmış olan iki stadyum daha var. Gaziantepspor Kamil Ocak Stadyumu’ndan 35558 kişilik Gaziantep Arena’ya geçecekken, Akhisarspor 12000 kişilik Manisa Akhisar Stadyumu’nun bitmesini bekliyor. 27532 seyirci kapasiteli Yeni Dört Eylül Stadyumu’na kavuşmayı bekleyen Sivasspor’un şu anki stadyumu olan Dört Eylül 1985 yılında yapılmıştı. ”

50 binin üstü kapasiteli iki stadyum var

Türkiye’deki stadyumların kapasitelerine baktığımızda Galatasaray (Türk Telekom Arena - 52650) ve Fenerbahçe’nin (Ülker Arena - 50509) beklendiği gibi Spor Toto Süper Lig’in en büyük iki stadyumuna sahip olduğunu görüyoruz. Timsah Arena (43877), Vodafone Arena (43500) ve Konya Büyükşehir Stadyumu (41981) ise kırk binden fazla kapasiteye sahip stadyumlar. Otuz bin barajını geçen iki stadyum ise 33032 seyirci kapasiteli Antalya Arena ve 32864 kişilik Kayseri Kadir Has Şehir Stadyumu. Sırasıyla 25534 ve 24169 seyirci kapasiteli Mersin Arena ve Hüseyin Avni Aker Stadyumu ligde yirmi bin kişinin altına düşmeyen diğer iki stadyum olurken kalan 9 takım maçlarını daha düşük kapasiteli stadyumlarda oynuyorlar.

Kulüpler sponsor bulmakta zorlanıyor

KPMG analizine göre Türkiye’de kulüpler stadyumlarına sponsor bulmakta oldukça zorlanıyorlar. Analize göre, 2016 yılı itibariyle İstanbul’un üç büyük kulübü dışında stadyumlarının isim haklarını satabilen kulüp yok. Galatasaray Türk Telekom’la 10 yıllık 80 milyon dolar değerinde, Fenerbahçe Ülker’le 10 yıllık 90 milyon dolar değerinde, Beşiktaş da Vodafone’la 15 yıllık 145 milyon dolar değerinde anlaşmalar yapmışlardı. Bunların dışında sadece Konyaspor Torku ile 2014 yılında bir yıllığına 3 milyon dolar karşılığında anlaşmıştı. Anlaşma bittikten sonra ismi Torku Arena olan stadyum şu anki ismi olan Konya Büyükşehir Stadyumu olarak anılmaya başladı.

Daha detaylı bilgi için:

Figen Tahiroğlu Würsching

Kurumsal İletişim ve Pazarlama, Kıdemli Müdür

Tel: +90 216 681 90 00

ftahiroglu@kpmg.com

Bize ulaşın

 

Teklif talebi

 

Gönder