Sürdürülebilir vergi önerisi: Sorumlu vergicilik | KPMG | TR

Tüm paydaşlara sürdürülebilir vergi önerisi: Sorumlu vergicilik

Sürdürülebilir vergi önerisi: Sorumlu vergicilik

Uluslararası denetim, vergi ve danışmanlık şirketi KPMG'den "sorumlu vergicilik" önerisi... Ekonomik krizler, çıkar çatışmaları, riskler nedeniyle değişen şartlardan yola çıkan KPMG, bireyle devlet arasındaki toplumsal sözleşmenin mali temelini oluşturan “vergi” kavramına yeni bir yaklaşımla bakılması gerektiği görüşünde. "Vergiye bakış açısını değiştirmeliyiz" diyen KPMG, tüm paydaşlara “sorumlu vergicilik” çağrısı yaptı.

1000

İlgili içerik

responsible-tax

KPMG Türkiye Vergi bölümü Başkanı ve Şirket Ortağı Abdulkadir Kahraman, toplumun ortak yararı adına sürdürülebilir vergilendirme için KPMG olarak taşın altına neden ellerini koyduklarını anlattı. "Sorumlu vergiciliğin gereği olarak vergi danışmanlığının günümüzde toplumun ortak faydasını göz önünde bulunduran bir işlev görmesi gerek" diyen Kahraman, toplumda önemli bir sorumluluk üstlendiklerini kaydetti. Kahraman sözlerini şöyle sürdürdü:

"Sorumlu vergicilik ile toplumdaki tüm paydaşların yararı için şeffaf, objektif, etik, güvenilir ve sürdürülebilirlik ilkeleri doğrultusunda gerçekleştirilen bir vergilemeyi anlıyoruz. Pratikte bu anlayış, vergi danışmanının rolünü vergi mükellefi, devlet ve toplum (diğer paydaşlar) dengesinde doğru yerde konumlanma ile karşımıza çıkarıyor. Diğer bir deyişle, bu yaklaşımdan ne vergi mükellefi ne de devlet lehine konumlanmayı, aksine toplum yararına konumlanmayı anlıyoruz. Hepimizin bildiği bir gerçek var; devletler vergi toplamadan güvenlik, sağlık, eğitim gibi temel anayasal işlevlerini gerçekleştiremezler. Devletlerin vergi toplama hakkı, vatandaşların hak ve özgürlüklerini güvence altına almanın gereğidir. Sorumlu vergi danışmanları olarak biz kişilerin vergi ödeme ödevi ve bireysel hakları arasında denge kurarak, bunun kanuna uygun şekilde yerine getirilmesine yardım ediyoruz."

Kriz vergiye bakışı değiştirdi

2008-2009'da yaşanan küresel finansal krizin bir anlamda milat olduğunu hatırlatan Abdulkadir Kahraman, bu tarihten sonra tüm paydaşların vergilendirmeye bakışının değiştiğini vurguladı. Küreselleşme, vergi etiği ve şeffaflık kavramlarının kamuoyu gündeminde daha fazla yer almaya başladığına değinen Kahraman, yeni bir bakış açısına neden ihtiyaç duyulduğunu şöyle ifade etti:

"Vergiler, kamu gücüyle toplansa da sadece vatandaşlık görevi olmaktan çıktı. Artık vergiden kaçınma davranışı tüm paydaşları etkileyecek şekilde ulusal rekabet gücüne zarar veren nitelik kazanmaya başladı. Bu nedenle yasal olan her davranışın aynı zamanda etik olmayabileceği anlaşılmaya başlandı. Kanunun tüm imkanlarını kullanmaktan geçen fakat hiçbir ticari, iktisadi amaç içermeyen işlem ve yapılandırmalar bundan sonra sorumlu vergi davranışı olarak değerlendirilemez. Vergi kanunlarındaki boşlukları kullanarak kanunun amacıyla çelişen yapılar kurmak artık 'vergiden kaçınma' değil, 'agresif vergi planlaması' olarak tanımlanıyor. Sorumlu vergicilik yeni bir anlayış değil. Yeni olan vergiye bakış açısı."

Artık vergi etiği diye bir kavram olduğuna ve bu konuda kamuoyu bilinci oluştuğuna değinen Kahraman, "Örneğin tüketiciler, etik olmayan yollara başvurup vergi matrahını aşındıran bir şirketten alışveriş yapmaktan kaçınabiliyor" dedi. Kahraman sözlerini şöyle sürdürdü:

"Şirketlerin ulaştığı ticaret hacmi ve sosyal medyanın genişleyen etkisi nedeniyle vergi kanunlarına uymama halinde ortaya çıkabilecek riskler, şirket değerini belirlemede çok önemli bir unsur haline geldi. Bu nedenle vergi politikaları konusunda etkin bir iletişim stratejisi geliştirmek gerekiyor. Aksi halde kişilerin ve kurumların vergi pozisyonunun kamuoyunda tartışma konusu haline gelmesi ve bu tartışmanın yanlış bilgilere dayanması ciddi itibar kaybı riskine neden olabiliyor. Şirketler nasıl ki insan hakları konusunda etik kurallara bağlı olduklarını topluma anlatmak için çaba gösteriyorsa, vergi ödemede de etik davrandıklarını anlatmak için çaba göstermeliler."

"Ortak anlayışı birlikte inşa edelim"

Kahraman, vergi danışmanları olarak üstlendikleri sorumluluğun önemine dikkat çekti, paydaşlara şu çağrıyı yaptı:

"Öncelikle sorumlu vergicilik yaklaşımını temel değer olarak benimsemeliyiz. Aksi durumda, yaptığımız işin amacındaki kamu yararı unsuru kaybedilmiş olur. Vergi danışmanları olarak amacımız, anayasal sınırlar içinde bireylerin vergilerinin mevzuata uygun hesaplanmasına yardım etmek, mükelleflerin çıkarlarını devlete karşı temsil etmek, böylece daha iyi bir vergilendirme sisteminin geliştirilmesini teşvik ederek kamu yararına katkıda bulunmaktır. Bu çerçevede, tüm paydaşlar açısında Türkiye'de vergileme olgusunun ne anlama geldiğini ve amacının ne olduğunu 'sorumlu vergicilik' başlığı altında tartışmaya açıyoruz. Sorumlu vergicilik yaklaşımının tüm taraflarının konuya bakış açısını aynı noktaya getirmeliyiz ki, bundan sonrasını ortak bir anlayış üzerine inşa edelim. Bu amaçla vergilemenin ahlaki boyutu, yasallığı, yargı ve vergi adaleti, uluslararası rekabet, vergide şeffaflık, vergi politikalarının gelişmekte olan ülkeler üzerindeki etkisi gibi pek çok konuyu incelemek üzere iş dünyası, maliye uzmanları, sivil toplum kuruluşları, akademisyenler ve meslek mensuplarıyla bir tartışma platformu oluşturuyoruz. Sağlıklı işleyen bir vergi sisteminin kurulmasında bizlere çok büyük görev düşüyor. Mükelleflere vergi yükümlülüklerinin yerine getirilmesinde yardımcı olurken kanunlardaki fırsatları kullanmaya elbette devam edeceğiz. Ancak hangi davranışın vergiden kaçınma, hangi davranışın agresif vergi planlaması olarak değerlendirilmesi gerektiği konusunda çok net ve açık olmalıyız. Mükelleflerin haklarını korurken, toplumun ortak yararını da her zaman ön planda tutmalıyız."

Daha detaylı bilgi için:

Figen Tahiroğlu Würsching

Kurumsal İletişim ve Pazarlama, Kıdemli Müdür

Tel: +90 216 681 90 00

ftahiroglu@kpmg.com

Bize ulaşın

 

Teklif talebi

 

Gönder