Galatasaray ve Fenerbahçe UEFA Şampiyonlar Ligi demirbaşları listesinde!

Galatasaray ve Fenerbahçe UEFA demirbaşları listesinde!

KPMG, UEFA Şampiyonlar Ligi’nin gelişimini Avrupa futbolunun kulüp bazındaki en önemli turnuvasında temsil edilen ülkeler bazında inceledi.

İlgili içerik

  • 1997’den önce sadece en iyi ülke liglerinin şampiyonları, Şampiyonlar Ligi’ne katılmaya hak kazanıyordu. O yıllarda, gruplara kalan takımların yaklaşık %75’i “beş büyük” lig dışındaki liglerden geliyordu.
  • 1999 yılında Şampiyonlar Ligi bugünkü formatını kazanarak takım sayısı 32’ye çıkarıldı. Bunda futbolun zirvesi olan bu en itibarlı yarışmaya katılma fırsatını kaçırmak istemeyen bazı kulüplerin lobi faaliyetleri etkili oldu.
  • 2000/01 sezonundan bu yana, grup aşamalarına kalan takımların yaklaşık %50’sini “beş büyük” ligden gelen kulüpler oluşturuyor.
  • Son 10 yılda, “beş büyük” lig dışından katılan kulüpler Şampiyonlar Ligi’nde sadece 10 kez çeyrek finale kalmayı başarırken, bu kulüplerin hiçbiri yarı finale çıkamadı. Önceki 10 yılda ise “beş büyük” lig dışındaki liglerden katılan kulüpler 16 kez çeyrek finale, altı kez yarı finale ve iki kez finale kalmış, bu liglerden bir takım da şampiyon oldu.
  • Son 10 yılda, başta İspanyol, Alman ve İngiliz kulüpleri olmak üzere “beş büyük” ligden gelen kulüp sayısının sınırlı kalması yönünden güç dengesizliğine çeşitli faktörler katkıda bulundu.
  • Yeni UEFA dağılım döngüsü çok kısa süre önce uygulamaya kondu. Bu bakımdan, “beş büyük” lig dışındaki kulüplerin gelişimi üzerinde ne gibi etkilerin olacağı henüz bilinmiyor.Bu yılki UEFA Şampiyonlar Ligi grup kuraları yaklaştıkça, KPMG Football Benchmark Ekibi, UEFA Şampiyonlar Ligi’nin (“UCL”) gelişimini Avrupa futbolunun kulüp bazındaki en önemli turnuvasında temsil edilen ülkeler bazında inceledi.

Bu yılki UEFA Şampiyonlar Ligi grup kuraları yaklaştıkça, KPMG Football Benchmark Ekibi, UEFA Şampiyonlar Ligi’nin (“UCL”) gelişimini Avrupa futbolunun kulüp bazındaki en önemli turnuvasında temsil edilen ülkeler bazında inceledi. 

Eski adı Avrupa Şampiyon Kulüpler Kupası iken 1992’de değiştirilerek UEFA Şampiyonlar Ligi adını alan turnuvada, hem işleyiş hem de program yönünden bazı önemli değişiklikler yapıldı. UEFA Şampiyonlar Ligi’ne 1997 yılından önce sadece en iyi ülke liglerinin şampiyonları katılmaya hak kazanıyordu. Yani grup aşamalarına kalan kulüplerin her yıl yaklaşık dörtte üçünü bugün “beş büyük” lig olarak bildiğimiz İngiltere Premier Ligi, İspanya La Liga, Almanya Bundesliga, İtalya Serie A ve Fransa Ligue 1’den gelen takımlar oluşturuyordu. 1997 yılında birinci tura hak kazanan takım sayısı 24’e çıkarılarak, ilk defa her ülke için katılabilecek takım sayısının birden fazla olmasına olanak tanındı . İki yıl sonra, 1999’da Şampiyonlar Ligi bugünkü 32 takımlı formata geçti. 

2000/01 sezonundan bu yana, grup aşamalarına kalan takımların yaklaşık %50’sini “beş büyük” ligden gelen kulüpler oluşturuyor. Her ne kadar ülkelerinde şampiyon olmasalar da, futbolun kulüp bazındaki en prestijli ve en fazla finansal gelir sağlayan turnuvasına katılma fırsatını kaçırmak istemeyen bazı büyük ve daha güçlü Avrupa kulüplerinin yaptığı lobi faaliyetleri sonucunda yeni format kabul edildi. 

Turnuvanın yeni formatı sayesinde, çok sayıda büyük ve saygın kulüp Avrupa sahnesinde boy gösterme şansını elde etti. Turnuvanın yeni yapısı doğrultusunda, halk nezdindeki bilinirliği güçlenerek, turnuvaya dünya çapındaki kitleler daha fazla ilgi göstermeye başladı. Yine de UEFA Şampiyonlar Ligi’ndeki genel rekabetçi dengenin bu formattan etkilenip etkilenmediği tartışılabilir. 

Nitekim, aşağıdaki tabloda da görüldüğü üzere, son on yılda (2005/06-2014/15) “beş büyük” lig dışından gelen kulüpler UEFA Şampiyonlar Ligi’nde sadece on kez çeyrek finale çıkarken bu liglerden hiçbir takım yarı finale adını yazdıramadı. 20 yıl öncesiyle (1995/96-2004/05) karşılaştırıldığında “beş büyük” lig dışındaki liglerden gelen kulüpler 16 kez çeyrek finale, altı kez yarı finale ve iki kez finale kaldı ve bu liglerden sadece bir takım şampiyon oldu (2004 yılında Porto).

Daha da geriye gidildiğinde, 1980’lerin ikinci yarısında ve 1990’ların başında, Avrupa Şampiyon Kulüpler Kupası’nı bugünkü “beş büyük” lig dışından dört kulüp kazandı (1986’da Steaua Bükreş, 1987’de FC Porto, 1988’de PSV Eindhoven ve 1991’de FK Kızıl Yıldız Belgrad).

Kulüp sayısı arttıktan sonra UEFA Şampiyonlar Ligi’ne “beş büyük” ligden katılan kulüplerin sayısı çoğaldığından bu yana, UEFA’nın dağıttığı gelirlerden en fazla payı yine bu büyük liglerden katılan takımlar aldı. Örneğin 2014/15 sezonunda tamamı “beş büyük” ligden gelen yarı finalistler (Juventus FC, Real Madrid FC, FC Barcelona ve FC Bayern Münih) dağıtılan toplam gelirin %25’ine hak kazanırken, 2015’e kadar olan 10 yıllık dönem içinde UEFA’nın verdiği toplam ödülün ve dağıtılan yayın gelirlerinin yaklaşık %50’sini sadece on takım aldı. Bu rakamlara, UEFA Şampiyonlar Ligi maçlarının oynandığı gün elde edilen maç gelirleri, sponsorluk gelirleri ve turnuvaya katılmaya hak kazanılması sonucu elde edilen diğer gelirler dahil değil. 

Yayın ve para ödülünde olduğu gibi, UEFA burada incelenmekte olduğu üzere son 20 yılda 10,8 milyar Euro’nun üzerinde para dağıttı. 

KPMG Spor Danışmanlığı Bölümü Başkanı Andrea Sartori’nin görüşleri şöyle:

“Turnuvanın yapısının ve UEFA’nın gelir dağıtım sisteminin, diğer faktörlerle birleştirildiğinde başta İspanyol, Alman ve İngiliz kulüpleri olmak üzere son 10 yılda “beş büyük” ligden gelen kulüplerin sayısının sınırlı kalması adına güç dengesizliğine katkı sağladığı açık. Tahmin edileceği gibi “beş büyük” lig, Avrupa’nın ekonomik olarak en güçlü ve nüfus yönünden en kalabalık ülkelerinde oynanıyor. Bu ülkelerdeki kulüplerin geniş taraftar kitleleri olmakla birlikte, ülkelerindeki lig yayın hakları diğer Avrupa ülkelerindeki kulüplerle karşılaştırıldığında, oldukça yüksek ücretlerden satılabiliyor. Bu ekonomik koşullar, bu liglerde oynayan en seçkin kulüplere, oldukça yüksek gelir yaratma ve karşılığında da pazardaki en iyi futbolculara yatırım yapma ve bu oyuncuları satın alma fırsatını veriyor. Daha iyi oyuncuları alan kulüpler, sportif performanslarını geliştirerek, bulundukları ülkenin UEFA puanlarının yükselmesine, turnuvada en tepedeki ülkelerin daha fazla takım göndermesine  ve sonucunda da kısır bir döngünün ortaya çıkmasına neden oluyor.”Bununla beraber, 2015 ve 2018 arasında geçerli olacak yeni gelir dağıtımı programı ilk kez 2015/16 sezonunda uygulanacak. Turnuvaya katılan tüm kulüplere verilecek para ödülü, 2012-2015 arasındaki dönemle kıyaslandığında %26 artışla sezon başına 1,3 milyar Euro’ya çıkacak. Bu sayede turnuva, kulüpler için hem daha kazançlı hale gelecek hem de gelir dağıtım mekanizması da değişmiş olacak.  Pazar havuzunun etkisi (turnuvaya katılan kulüplerin temsil ettiği her bir yayın pazarının değeri) %45’ten %40’a düştü ve sabit para ödülleri (saha içi performansa göre para ödülü) %60’a çıktı. Buna ek olarak, ilgili ülke federasyonlarının havuzdan aldığı payın %10’luk dilimi play-off müsabakalarında elenen kulüplere verilecek. Bu uygulama daha önceki sezonlarda mevcut değildi.UEFA aynı zamanda rekabet dengesini geliştirmek adına, grup aşamalarına kalamayan ve UEFA’nın düzenlediği turnuvalara hiçbir şekilde katılamayan kulüplere destek ödemesi de yapıyor. Grup aşamalarına kalamayan kulüpler için dağıtılacak para tutarı %60 artışla 78,6 milyon Euro’ya çıkarılacakken, hiçbir turnuvaya katılamayan kulüplere ise %35’in üzerinde artışla 112 milyon Euro dağıtılacak. 

KPMG Spor Danışmanlığı Bölümü Başkanı Andrea Sartori’nin görüşleri şöyle:“Bu değişikliklerin genel gelir dağılımı üzerindeki etkisinin, “beş büyük” lig dışındaki kulüplerin üzerinde ne şekilde gerçekleşeceğini görmek için bir süre daha beklemek gerekebilir.  Ancak, havuzun büyüklüğünün artmasıyla birlikte, daha büyük kulüplerin diğerlerine nazaran daha fazla avantaj elde etmesi kaçınılmaz. Yani Porto’nun 2004 yılında kazandığı zaferin benzerini bir süre daha göremeyebiliriz.” 

Bu yılki UEFA Şampiyonlar Ligi grup aşamalarında henüz bazı maçlar oynanmamış olmakla birlikte, “beş büyük” lig dışından iki kulüp daha şimdiden son 16’ya kalmayı başarırken (SL Benfica ve FC Zenit Saint Petersburg), diğer altı takımın bir sonraki aşamaya geçme şansı halen devam ediyor. 

KPMG Football Benchmark Ekibi, sizin için futbol endüstrisi verilerini daha detaylı bir şekilde analiz edebilir. Grup bünyesindeki konunun uzmanları da, araştırmanın sonuçlarını temel alarak organizasyonları üzerindeki muhtemel etkinin değerlendirilmesi, belli bir trendin görülme nedenlerinin belirlenmesi veya olası çözümler ile gelecek senaryolarının değerlendirilmesi konusunda paydaşlara yardımcı olabilirler. 

Daha detaylı bilgi için:

Figen Tahiroğlu Würsching

Kurumsal İletişim ve Pazarlama, Kıdemli Müdür

Tel: +90 216 681 90 00

ftahiroglu@kpmg.com

Bize ulaşın

 

Teklif talebi

 

Gönder

KPMG’nin yeni dijital platformu

KPMG International, yeni ve ilişkili içeriklere uygun, deneyiminizi geliştiren son teknoloji bir dijital platform geliştirdi.