Avrupa'da ligler arası rekabet kızıştı!

Avrupa'da ligler arası rekabet kızıştı!

Futbol dünyası, İngiliz Premier Ligi’nin rekor satışından sonra Avrupa liglerinde yayın hakkı gelirlerinin artacağı beklentisinde.

İlgili içerik

İngiltere Premier Ligi yayın haklarının geçen yıl sezon başına 2.4 milyar Euro’luk rekor fiyata satılması, yaşlı Avrupa’da dengeleri kökünden sarstı. Maç başına fiyatta en yakın rakibi İspanyollar’ın La Liga’sını 5’e katlayan İngilizler’den sonra gözler Almanya’da bu yıl imzalanacak Bundesliga anlaşmasında. Halen sezon başına 628 milyon Euro ödenen Bundesliga’da çıtayı yükseltmek için ‘birden fazla alıcı’ uygulamasına geçilmesi gündemde. Türkiye’de ise Süper Lig’in bir sezonu 495 milyon Euro…

Futbol dünyası, İngiliz Premier Ligi’nin rekor satışından sonra Avrupa liglerinde yayın hakkı gelirlerinin artacağı beklentisinde.

KPMG Football Benchmark ekibinin yaptığı analize göre, Avrupa’daki futbol ligleri yayın hakkı gelirlerinde önemli  artış kaydetmesine rağmen Premier Lig ile aradaki fark kapanmayacak ölçüde açıldı. İngiliz ligi için imzalanan ve 2016-2019 sezonunu kapsayan yayın hakkı anlaşması Avrupa liglerinde yeni bir kriter oluşturdu. Çünkü yayıncı kuruluşların sezon başına 2.4 milyar Euro bedel ödediği Premier Lig’de maç başına oluşan fiyat 14 milyon Euro’ya denk geliyor. İspanyollar’ın La Liga’sında kısa süre önce yapılan mevzuat değişiklikleriyle  yeni anlaşma yapıldı. 2016-2019 dönemi sezon başına 983 milyon Euro’ya satıldı. Maç başına 2.9 milyon Euro’ya  ile İngilizler’den yaklaşık 5 kat düşük rakama değerlenen La Liga, yine de 5 büyük lig içinde en düşük nüfusa ve GSYİH’ya sahip bir ülke için oldukça etkileyici bir konumda.

Avrupa futbol dünyasında şimdi gözler Almanya’daki Bundesliga’da. Kısa sürede 2017-2021 sezonları için yeni bir yayın hakkı anlaşması imzalanacak. Halen sezon başına 628 milyon Euro ve maç başına 2.1 milyon Euro değerindeki mevcut anlaşma, Bundesliga’nın Almanya’nın devasa ekonomik gücünden nasibini almadığını gösteriyor. Almanya’da gelirlerin düşük olmasının en önemli nedenleri arasında şifreli yayın kanallarının daha az olması ve medya şirketleri arasında yeterince rekabet bulunmaması gösteriliyor. Bu nedenle Alman rekabet kurumları, yaklaşan anlaşma için ‘birden fazla alıcı’ uygulamasını gündeme getirmeyi düşünüyor. Bu uygulama, tüm canlı maç yayın haklarının tek yayıncı kuruluşu tarafından alınmasını önlemek amacıyla büyük liglerde başvurulan bir yöntem.

Türkiye’deki durum ise İngiltere dışındaki Avrupa ülkeleriyle benzerlik gösteriyor. Türkiye Futbol Federasyonu ile yayıncı kuruluşun Süper Lig maçları yayınını 2016-2017 sezonlarını da kapsayacak şekilde  uzattığı anlaşmaya göre sezon başına 495 milyon lira ödeniyor. Maç başına 1.6 milyon Euro anlamına gelen bu rakam, GSYİH’da Türkiye’ye en yakın olan İspanya’nın yayın gelirlerinin neredeyse yarısı kadar…

“Daha yüksek ücretler ödenebilir”

Yayın hakları satışının, futbol kulüpleri için en önemli gelir kaynağı olduğunu belirten KPMG Spor Birimi Başkanı Andrea Sartori’ye göre skala yükselecek. Sartori’nin bu beklentiyi ve nedenlerini şöyle anlattı:

“Yayın hakkı ücretleri tüm Avrupa’da önemli bir artış kaydettiyse de, önde gelen Avrupa ligleri ile Premier League arasındaki gelir farkı oldukça açıldı.

Yakın zamanda yeni bir anlaşmanın imzalanacağı Almanya’da, medya kuruluşları arasındaki rekabetin ve şifreli kanal sayısının artması Bundesliga ile Premier League arasındaki uçurumun kapatılmasına yardımcı olabilir. Nüfuslar (Almanya 81,2, İngiltere 64,8 milyon), GSYİH (Almanya 44.130, İngiltere 42.748 Euro) ve sahadaki oyunun kalitesi dikkate alındığında, iki lig arasındaki yayın gelirleri arasında böylesi bir uçurum olması hiç de mantıklı bir durum değil. Avrupa’nın beş büyük ligi arasındaki futbol yayın hakkı gelirlerinin oldukça dengesiz olduğu ve gelecekte daha da dengesiz bir hale gelebileceği söylenebilir.

Telekom ve medya sektörleri arasında son yıllarda görülen yakınlaşma medya dünyasında önemli değişimlere yol açtı ve rekabeti artırarak izleyici sayılarının pek çok yayın kanalına dağılmasına neden oldu. Medya kuruluşları artık futbol yayın hakları için eskisinden çok daha yüksek ücretler ödemeye hazırlar.”

KPMG Football Benchmark ekibinin derlediği Avrupa liglerindeki durum şöyle:

Premier Lig: 2015 yılının başında imzalanan anlaşma sayesinde yurt içi yayın gelirleri konusundaki lider konumunu korudu. Sky ve British Telecom yayın kuruluşları arasındaki rekabet, 2016-2019 arası dönem için sezon başına 2.4 milyar Euro’ya yakın astronomik bir rakam teklif edilmesini sağladı. Bu rakam maç başı fiyat açısından hesaplandığında ise anlaşmanın ne kadar cazip olduğu daha iyi anlaşılabiliyor. Üstelik diğer liglerin aksine Premier Lig her sezon oynanan toplam 380 maçın sadece 168 tanesinin yayın hakkını satarak niceliksel yerine niteliksel bir anlaşmaya imza attı. Bu rakam, maç başına 8.4 milyon Euro’dan (2013-2016) 14 milyon Euro’ya (kişi başına 21.7 Euro sent) bir artışı ifade ediyor. Az ilgi gören lig maçlarını statta seyredecek olan seyirci sayısının düşmesini önlemek amacıyla uygulanan “Cumartesi 15:00” yasağında (14:45 ila 17:15 arasında maç yayını yasağı) gelecekte yapılabilecek bir değişiklik hem toplam yayın ücretini hem de maç başına düşen ücreti etkileyebilir.

La Liga: Yakın zamanda yayın gelirlerindeki en büyük artış, son yıllarda bu konuda en fazla mevzuat değişikliğine tabi olan La Liga’da yaşandı. Geçtiğimiz sezona kadar İspanyol kulüpleri kendi maçlarına ait yayın haklarını kendileri satabiliyor, bu da kulüplerin pazarlık gücünü azaltıyordu. Yayın haklarının toplu anlaşmayla satılmasını öngören Kraliyet Kanunu 2016-2017 sezonundan itibaren yürürlüğe girecekse de, kulüpler şimdiden önümüzdeki sezon için ortak pazarlık yapma konusunda aralarında anlaştı ve şimdiden toplam 600 milyon Euro tutarında bir teklif aldılar. 

2016-2019 dönemi için sunulan bazı paketler henüz talep görmediyse de, en popüler paketler sezon başına 983 milyon Euro’dan satıldı bile. Bu paketler arasında 342 lig maçının yayın hakları da bulunuyor (İspanya kanunları bir maç gününde en az bir maçın şifresiz kanalda yayınlanmasını zorunlu kılıyor) ve maç başına yayın hakkı bedeli 2.9 milyon Euro civarında. İspanya’nın nüfusu dikkate alındığında bu anlaşma kişi başına 6.2 Euro sente denk geliyor. Bu rakam, Premier League hariç diğer tüm liglerden yüksek olmasının yanı sıra “Beş büyük” lig içerisinde en düşük nüfusa ve GSYİH’ya sahip bu ülke için önemli bir başarıyı da ifade ediyor.

Seri A: Yurt içi maçları yayın hakkı anlaşması en son 2014 yılında imzalandı ve 2015-2018 arası dönem için sezon başına 945 milyon Euro ile sonuçlandı. Bu rakam, önceki anlaşmaya göre 100 milyon Euro’luk bir artışı ifade ediyor. Bu rakam La Liga tarafından imzalanan son anlaşmanın bedelinden pek düşük olmasa da, maç başına (2.5 milyon Euro) ve kişi başına (4.1 Euro sent) fiyatın daha düşük olması aslında İtalya pazarında hâlâ önemli bir büyüme potansiyeli bulunduğunu gösteriyor. 2018-2021 dönemi için imzalanacak bir sonraki anlaşma, en büyük gelir kaynağı maçların yayın haklarından elde edilen gelirler olan İtalyan kulüplerinin diğer liglerdeki büyümeyi yakalayıp yakalayamayacaklarını belirlemede kritik rol oynayacak.

Ligue 1: Yurt içi yayın hakları için imzalanan en son anlaşma, 2016-2017 sezonunun başında yürürlüğe girecek. 2014 yılında imzalanan anlaşma (2016-2020) önceki anlaşmaya göre yüzde 20’lik bir artışı ifade ediyor ve kulüpler tarafından ilk başta olumlu karşılanmıştı. Ancak, Fransa’nın İspanya’dan daha yüksek bir nüfusa ve GSYİH’ya sahip olmasına rağmen Ligue 1 maç başına ortalama yayın ücreti (1,97 milyon Euro) bakımından “Beş büyük” lig içinde sonuncu sırada yer alıyor. Ayıca, önde gelen diğer liglerin rekor kıran yayın hakkı bedellerine imza atmış olması nedeniyle, bazı paydaşlar kabul edilen bu yayın hakkı bedelinin daha yüksek olması gerektiğini söylüyorlar.

Daha detaylı bilgi için:

Figen Tahiroğlu Würsching

Kurumsal İletişim ve Pazarlama, Kıdemli Müdür

Tel: +90 216 681 90 00

ftahiroglu@kpmg.com

Bize ulaşın

 

Teklif talebi

 

Gönder

KPMG’nin yeni dijital platformu

KPMG International, yeni ve ilişkili içeriklere uygun, deneyiminizi geliştiren son teknoloji bir dijital platform geliştirdi.