Gayrimenkul Kredileri Barometresi 2017 | KPMG | TR

Gayrimenkul Kredileri Barometresi 2017

Gayrimenkul Kredileri Barometresi 2017

Bu yıl sekizincisi hazırlanan Gayrimenkul Kredileri Barometresi 2017 araştırması için Türkiye’nin de arasında bulunduğu 17 ülkeden 90’dan fazla bankanın yetkilisiyle görüştük. Türk bankacılar, Brexit ile birlikte Londra’dan çıkan Körfez gayrimenkul fonlarının yeni adresinin İstanbul olacağını düşünüyor.

1000

İlgili içerik

Gayrimenkul kredileri barometresi 2017

Avrupa’daki düşük genel faiz oranları, toplam kredi portföyündeki büyümeyi daha da körüklüyor. Diğer yandan alacak satışı piyasaları yükseliyor; bankaların bu yıl satışa çıkaracakları toplam borç değerinin 100 milyon euro seviyesini aşma ihtimali yüksek görülüyor. Ancak genel bir değelendime yapıldığında, Avrupa genelindeki ekonomik görünümün umut verici olduğunu söyleyebiliriz. Düşük enflasyon, azalan işsizlik, yatırımların artması gibi olumlu sinyaller gayrimenkul sektöründeki hareketliliği artırıyor. Araştırmaya katılan Batı Avrupa ülkelerinin tümünde tam uyumlu gayrimenkul kredi oranlarının yüzde 85’ten yüksek olduğu belirtiliyor.

Türk sektör katılımcıları ise Orta Doğu, Kuzey Afrika ve Doğu Avrupa’da rakibi olmayan Türkiye’nin gayrimenkul fonlarının girişiyle hareketli bir döneme adım atacağı görüşünde birleşiyor. Yatırım yoğunluğu ve getiri anlamında çevresinde rakibi bulunmayan İstanbul’un Brexit sürecinden karlı çıkacağına yönelik bir beklenti var. Brexit, Avrupa piyasalarının genelinde ise belirsizlik anlamına geliyor. Güney Kıbrıs ve Çekya’nın ise bu tablodan özellikle zararlı çıkacağı düşünülüyor.
 

Gayrimenkul Kredileri Barometresi’nde Türkiye ile ilgili öne çıkan noktalar şöyle:

  • Türkiye’den araştırmaya katılanların üçte ikisi bankalar için gayrimenkul finansmanını stratejik anlamda ‘çok önemli’ olarak değerlendiriyor.
  • Bankaların kredilendirme faaliyetleri içerisinde gayrimenkul finansmanına yoğunlaşma düzeyinin arttığını düşünenlerin oranı yüzde 66. Yüzde 33 ise bu düzeyin sabit kaldığını düşünüyor.
  • Son 12-18 ayda sağlanan gayrimenkul finansmanının yüzde 73’ü yeni gayrimenkul geliştirme projelerine ayrılmış durumda.
  • Türkiye’deki banka temsilcileri, yabancı bankaların geleneksel gayrimenkul kredileri piyasasındaki en büyük rakipleri olduğu görüşünde birleşiyor.
  • Gayrimenkul kredilerine ayrılan karşılıkların seviyesine bakıldığında, katılımcıların üçte ikisi seviyeyi ‘yeterli olanın üzerinde’ olarak değerlendiriyor. Geri kalan kesim ise seviyenin yeterli olduğunu düşünüyor.
  • Katılımcıların üçte ikisi önümüzdeki 12-18 aylık süreçte bankacılık sektörünün gayrimenkul portföyü büyüklüğünde herhangi bir değişiklik olmayacağını öngörüyor. Katılımcıların yüzde 33’ü ise artış beklediğini dile getiriyor.
     

Gayrimenkul Kredileri Barometresi’nde öne çıkan diğer noktalar da şöyle:

  • Gayrimenkul finansmanında kredi hacmi artıyor, ancak 2017 yılının ilk 6 ayında Avrupa’da toplam yatırım hacmi üst üste ikinci yılda da düştü. 2017 yılının ilk yarısında Avrupa’daki toplam işlemlerin yarısından fazlası Almanya ve İngiltere’de gerçekleşti.
  • Avrupa’nın riskli ekonomilerde bile batık kredilerin oranı kısmen de olsa ılımlı seviyelere geriledi.
  • Araştırmaya katılan 17 ülkede de tercih edilen varlık sınıfı konut oldu. İkinci tercih edilen varlık ise ofis. Finansman açısından bankaların en az tercih ettiği alan ise otel yatırımları oldu.
pdf İndir pdf (8.6 MB)

Bize ulaşın

 

Teklif talebi

 

Gönder