Petrol ve Gaz Pazarında Gelişmeler - Temmuz 2017

Petrol ve Gaz Pazarında Gelişmeler - Temmuz 2017

Asya orta distilat depolama piyasasında daralma, arama ve üretim sektöründe özel girişim sermayelerine bakış

İlgili içerik

Arama ve üretimde sektöründe özel girişim sermayesi

Piyasada 2017 yılının ilk yarısı arama ve üretim sektörüne yönelik işlem hacminde önemli yükselişe sahne oldu ve bu süreçte birleşme ve satın alma harcamaları son yıllarda görülmemiş düzeylere ulaştı. Piyasa genelinde varlıkların doğru alıcıların eline geçtiği görülürken; Kuzey Denizi varlıkları uzman operatörler, ABD’deki petrol kumları ise teknik uzmanlığa sahip firmalar tarafından satın alındı. Alıcı ve satıcı beklenti açığını kapatmaya ve işlemlerin tamamlanmasını sağlamak için gereken finansmanı sağlamaya yardımcı olan yenilikçi işlem yapılarını ve piyasanın en çok ihtiyacı olan rekabet gerilimini sağlayan özel girişim sermayesi, işlem faaliyetlerindeki canlanmanın en önemli destekçisi oldu.

“Piyasa, özellikle Kuzey Denizinde, özel girişim sermayesinin birleşme ve satın alma işlemlerine gösterdiği ilgiyi anlamaya başladı ve son dönemlerde birçok işlemde özel sermayenin başarılı olduğu görüldü. Bunların en önemlisi, Shell’in Kuzey Denizi varlıklarını bir paket halinde 3,8 milyar dolar karşılığında satışıydı. Girişim sermayesinin birleşme ve satın alma yaklaşımı, diğer sektörlerde sıklıkla kullanılan yüksek kaldıraçlı, maliyet tasarruflu ve hızlı çıkışlı modelden oldukça uzak görünüyor. Bu süreç, “sahiplik” yıllarından ziyade çıkış yoluyla edinilecek nakdi kaynaklarla dengeli ve tamamlayıcı bir varlık ve stratejik portföy oluşturarak, daha uzun vadeli bir model oluşturuyor. 2016 yılı içerisinde 74 fon tarafından doğal kaynak işlemleri için toplanmış 60 milyar doların üzerinde öz sermaye gördük. Fonların geliştirdiği uzun vadeli stratejiler, önümüzdeki uzun yıllar boyunca en azından doğal kaynaklarda özel girşim sermayenin aktif olacağını bize gösteriyor.”

Natalie Wansbury, Direktor, Petrol ve Gaz Sektörü, KPMG Birleşik Krallık

Asya orta distilat depolama piyasasında daralma

Günümüzün mevcut düşük ham petrol fiyat seviyesi ve bu duruma Asya rafinerilerinin verdiği yanıt, rafine ürün stoklarında artışa neden oldu. Hindistan’dan gelen güçlü satın alma isteği ve Çin’in ihracat kotalarının sıkı tutması Güneydoğu Asya’da kısa süreli bir talep sıçramasına neden olsa da, orta distilat (benzin, motorin, mazot, kerosen) forward eğrisine yansıyan piyasa koşulları için son dönemde gerçekleşen geriye hareket çarpıcı bir etki yaratmadı.

Ürün marjları depolama maliyetlerini telafi edemediği için, birçok tüccar ürünlerini karadaki depolama tanklarından çıkardı.

Alternatif depolama seçenekleri değerlendirildiğinde ise ortaya çıkan resim şöyle oldu: tankerlerin navlun ücretlerindeki gerileme neticesinde nispeten düşük maliyetli olmaları ve yapısal esneklikleri nedeniyle tüccarlar petrol tankerlerini depolama amaçlı kullanmaya başladı.

Birçok tüccarın kiraladıkları depo kiralama hacimlerini azaltmayı tasarlaması ya da depolama sözleşmelerini yenilememesi nedeniyle, depolama tankı sahipleri ve işletmecilerinin depo kiralama ücretlerine ilişkin aşağı yönlü fiyat baskıyla karşılaşmaları kuvvetli bir olasılık olarak ortaya çıkıyor. Fiyatlardaki düşüşün sürmesi beklenirken, Singapur-Malezya Boğazlarında yeni depolama projelerini yakın zamanda tamamlamış olan yatırımcılar başta olmak üzere, tüm depolama işletmelerinin finansman anlaşmalarını dikkatli bir şekilde yönetmeleri ve petrol ile bağlantılı sektörlere hala ihtiyatla yaklaşan mevcut finansman ortamında nakit sıkıntısı yaşamaktan kaçınmaları gerekiyor.

Oliver Hsieh, Emtia ve Enerji Risk Yönetimi Direktörü, KPMG Singapur
 

Paris Anlaşması’na Avustralya’nın Yanıtı ve Enerji Geleceği

Avustralya Paris Anlaşması iklim mutabakatına uyum sağlamaya kendisini tam anlamıyla adamış durumda. Ancak, ABD ve diğer ülkeler gibi, Avustralya da bu hedeflerin en iyi şekilde nasıl karşılanacağı konusunda sıkıntı yaşıyor. ABD’nin açıkça geri çekildiği uluslararası bağlayıcılığı olmayan hedeflerden ziyade, Avustralya’nın istihdam ve endüstriyel gelişimine daha fazla öncelik vermesi için Federal Hükümete yönelik baskılar artıyor. Paris mutabakatı yapıldığında Avustralya Enerji ve Çevre Bakanı Josh Frydenberg duygularını şu sözlerle dile getiriyordu: “Paris Mutabakatına tam bağlılığımızı vurguluyoruz... Emisyonların 2030 yılına kadar 2005 seviyesine geri dönece şekilde %26-28 düşürülmesinin makul olacağına ve üzerinde anlaşmaya vardığımız hedeflerin ulaşılabilir olduğuna inanıyoruz.”

Avustralya’nın sürdürülebilir çevre sonuçlarına ulaşması için enerji politikasında yapısal bir değişikliğin yapılması gerekiyor. Avustralya Başmühendisi Dr. Alan Finkel’ın bağımsız bir inceleme gerçekleştirmesi bu süreçteki adımlardan biri oldu. Dr. Finkel bu konuda 9 Haziran 2017 tarihinde “Blueprint for the Future: Independent Review into the Future Security of the National Electricity Market” adlı bir rapor hazırladı. Avustralya Federal Hükümeti 50 tavsiyenin 49’unu benimserken, 50. tavsiye olan Temiz Enerji Hedefi’nde belirsizlik hakim. Temiz Enerji Hedefi, Avustralya’nın emisyon hedeflerini tutturmaya çalışırken diğer yandan da güvenilir ve düşük maliyetli enerji teminine yönelik üçlü zorluğun ele alınması açısından temel unsur olarak görülüyor.

Finkel, tedarik bakımından, özellikle Avustralya arama ve üretim topluluğu tarafından geniş ölçüde desteklenmiş olan gaz ile ilgili tavsiyelerde bulunuyor. Eyalet ve bölge hükümetlerinin, kaya gazı gibi geleneksel olmayan gaz arama ve geliştirme çalışmalarına ilişkin mevcut moratoryumu kaldırmalarını istiyor. Bu durum birçok gaz üreticisi için tüketim pazarlarına yakın ve erişebilir Avustralya gaz kaynaklarını geliştirme; toprak sahipleri için erişim hakları ve adil tazminat ve kamulaştırmalardan doğacak kazançlar ve nihai kullanıcılar için artacak gaz tedarikinden yararlanma fırsatı oluşturacak. Finkel’in incelemesinde yer alan tavsiyeler aynı zamanda Woodside CEO’su Peter Coleman gibi sektör liderlerinden de geniş destek buldu. Peter Coleman bu konuda görüşlerini şöyle ifade ediyor: “Ülke, sadece kullanılmamış kaynakları geliştirme hususunda firmaları teşvik eden eyaletleri ödüllendirmek yoluyla, ucuz gaz rezervlerine uygun bir şekilde erişmeyi sağlayabilir.”

Dünyanın çeşitli yerlerinde gaz geliştirme çalışmalarıyla ilgili benzer konular ele alınmakta. Benzer süreçleri deneyimleyen birçok devletin her biri, bu alandaki teknolojik gelişmelerden farklı şekilde etkilendi. ABD yurt içi killi şist üretiminde ilerlerken, kendilerine iyi tazminat ödenen toprak sahiplerinden çok az itiraz geliyor. Ancak çevre gruplarından ve gelişmekte olan bu sektörlerden tehdit hisseden gruplardan gelen itiraz ve talepler oldukça yaygın. İngiltere, Avrupa ana karasındaki ülkeler gibi, kaya gazı programında yeni adımlar atıyor ve kamuoyu bu konuda ikiye bölünmüş durumda. Çin, halk tepkisinin söz konusu olmadığı geniş çaplı bir kaya gazı programına başlıyor. Dünyanın dört bir yanında gaz üretimini artıracak ilerlemeler görülüyor ve bu ilerleme süreci küresel “enerji karmasında” gazı düşük karbonlu fosil yakıt olarak konumlandırıyor. Paris Anlaşması’nda taahhüt edilen emisyon hedeflerine ulaşmada çözümün en önemli kısımlarından biri de bu gelişmeler diyebiliriz.

Finkel’a geri dönecek olursak, KPMG Avustralya Enerji ve Doğal Kaynaklar Sektör Lideri Ted Surette şöyle konuşuyor: “Finkel Raporu, ‘her nesilde bir defaya mahsus’ bir enerji incelemesi olarak övgü toplayan bir eser. Şayet iyi uygulanırsa, tüketicilere değer kazandırma, güvenlik/güvenilirlik sağlama ve emisyon yükümlülüklerimizi yerine getirme potansiyeline sahip. Tüm paydaşların bu projedeki tavsiyeleri ve bunun yansımalarını kavramak için durup düşünmeleri gerekiyor. Bu fırsatı heba etmeyelim. Bu, kenara atılacak bir rapor değil.”

- Jonathon Peacock, Ulusal Petrol ve Gaz Sektör Lideri, KPMG Avustralya
 

Analist tahminleri: petrol


 

birimler USD/bbl cinsindendir 2017 2018 2019 2020
Min. 45,1 53,1 55,0 60,0
Ortalama 55,4 60,5 64,8 69,2
Medyan 56,0 58,8 65,0 70,0
Maks. 64,9 80,0 80,0 80,0
 
birimler USD/bbl cinsindendir 2017 2018 2019 2020
Mayıs Ort. 57,1 63,3 70,0 75,0
Haziran Ort. 55,4 60,5 64,8 69,2
Mayıs Medyanı 56,8 61,5 67,5 75,0
Haziran Medyanı 56,0 58,8 65,0 70,0

Analist tahminleri: gaz

birimler USD/MMbtu cinsindendir
2017 2018 2019 2020
Min. 2,5 2,8 2,9 2,9
Ortalama 3,2 3,2 3,2 3,3
Medyan 3,2 3,1 3,2 3,3
Maks. 3,4 3,7 3,5 3,5
 
birimler USD/MMbtu cinsindendir  2017 2018 2019 2020
Mayıs Ort. 3,2 3,2 3,3 3,5
Haziran Ort. 3,2 3,2 3,2 3,3
Mayıs Medyanı 3,2 3,1 3,2 3,3
Haziran Medyanı 3,2 3,1 3,2 3,3

Petrol ve Gaz Pazarında Gelişmeler

Aylık olarak hazırlanan raporumuz sektördeki trendlere ve fiyatlardaki dalgalanmalara odaklanıyor.

 
Daha fazlasını oku

Bize ulaşın

 

Teklif talebi

 

Gönder

KPMG’nin yeni dijital platformu

KPMG International, yeni ve ilişkili içeriklere uygun, deneyiminizi geliştiren son teknoloji bir dijital platform geliştirdi.