BEPS sonrası banka ve finans kurumlarını neler bekliyor | KPMG | TR

BEPS sonrası banka ve finans kurumlarını neler bekliyor?

BEPS sonrası banka ve finans kurumlarını neler bekliyor

Türkiye, Matrah Aşındırma ve Kâr Aktarımı’nın (BEPS) uygulanması için gerekli hukuki altyapı hazırlığını tamamladı. Bakanlar Kurulu kararı ile söz konusu düzenlemelerin 2017 yılı içinde hayata geçmesi bekleniyor. BEPS’in banka ve finans kurumlarını ilgilendiren yönlerini ele aldık.

1000

Vergi Şirket Ortağı

KPMG Türkiye

İletişim

İlgili içerik

skyscraper

OECD’nin, siyasi iradeyi de arkasına alarak son derece hızlı bir şekilde ortaya çıkarttığı BEPS ile dolaysız vergilerde vergi kaybını önlemeye ilişkin aksiyon planlarına ait raporların son halleri Ekim 2015’de yayımlandı. 15 adet BEPS aksiyon planı 3 ana ilke üstüne inşa edildi. Bu ana ilkeler aynı zamanda BEPS ile mücadele paketinin ortaya çıkma nedenleri olan uyum, özün önceliği, şeffaflık ve belirlilik ilkeleri.
Türkiye’nin ve diğer ülkelerin BEPS projesi kapsamında en somut olarak ortaya koydukları değişiklik 13. Eylem Planı olan Transfer Fiyatlandırması Dokümantasyonun Gözden Geçirilmesi ve Ülke Bazında Raporlama’ya ilişkin düzenlemeler.

Türk vergi mevzuatında BEPS’in öncü etkileri neler?

Türkiye’de 16.03.2016 tarihinde yayımlanan 3 Seri No.lu transfer fiyatlandırması taslak tebliğinde OECD BEPS 13. Eylem Planı kapsamında transfer fiyatlandırmasına yönelik ilave dokümantasyon zorunluluğu ile yine transfer fiyatlandırması kapsamında özün önceliğini esas alan bir takım düzenlemeler yapıldı.

Asıl yasal değişiklikler ise 6728 sayılı “Yatırım Ortamının İyileştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” ile yapıldı.
Söz konusu Kanun ile Kurumlar Vergisi Kanunu’nun “transfer fiyatlandırması yolu ile örtülü kazanç dağıtımı” ile ilgili 13. maddesinde “uygulamada karşılaşılan sorunların giderilmesi ve transfer fiyatlandırmasına ilişkin uluslararası düzenlemeler ve uygulamalarla uyumlaştırma amacıyla” önemli değişiklikler yapıldı.

Bu değişikliklerden biri de Bakanlar Kurulu yetkilendirmesi ve BEPS’e uyum ile ilgili. Böylece Türkiye, OECD’nin BEPS projesindeki transfer fiyatlandırması dokümantasyonunun gözden geçirilmesi ile ilgili 13 No.lu eylem planını uygulamaya koyma amacıyla “yerel mevzuat altyapısında” gerekli değişiklikleri yapmış oldu. Bundan sonra 16 Mart 2016’da Gelir İdaresi tarafından kamuoyu ile paylaşılan Transfer Fiyatlandırması Tebliğ Taslağı ile Tebliğ’e ilave olarak 13. Eylem Planı’na ilişkin olarak Bakanlar Kurulu Kararı’nın da yayımlanması bekleniyor. Diğer bir deyişle, 13. Eylem Planı’nın uygulaması ile ilgili “hukuki altyapı” hazırlandı.

Bakanlar Kurulu kararı ile söz konusu düzenlemelerin 2017 yılı içinde hayata geçmesi bekleniyor.
 

*6728 sayılı Kanun 15.07.2016 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kabul edildi ve 9 Ağustos 2016 tarih ve 29796 Sayılı Resmi Gazete’de yayımlandı.

Banka ve finans kurumları için ilave dokümantasyon zorunlulukları neler?

BEPS projesinde yer alan eylem planları sektör ayrımı yapılmadan bankacılık ve finans dahil tüm sektörleri içeriyor. Peki, BEPS Türkiye’de finans sektöründe faaliyet gösteren kurumlarımızı transfer fiyatlandırması ve dokümantasyon açısından nasıl etkileyecek?
Öncelikle 13. Eylem Planı kapsamında banka ve finans kurumlarına üç temel dokümantasyon getirildi. Ülke Bazında raporlama (Country by Country reporting), Ana rapor (Masterfile) ve Ülke raporu (Local File). Bu üç raporun BEPS 13. Eylem Planı kapsamında getirilmesinin amacı projeye taraf üye ülke uygulamalarında standart bir terminolojinin ve şeffaflığın sağlanması. BEPS öncesi de ana rapor ve ülke raporları vardı ancak eskiden farklı olarak BEPS sonrası bu raporlar birçok ülkede zorunlu hale geliyor ve içerikleri benzer hale getiriliyor.
 

Bir ilk: Ülke bazında raporlama

Ülke bazında raporlama ise BEPS ile hayatımıza girdi. Bu rapor ile de amaçlanan Çok Uluslu İşletmeler (ÇUİ) olarak faaliyet gösteren banka ve finans kurumlarının hangi ülkelerde faaliyet gösterdiği, bu ülkelerde ödemiş olduğu vergi tutarı, geliri, çalışan sayısı, sermayesi gibi verileri yorumlayıp vergi matrahı aşındırmasına neden olan bir risk faktörü olup olmadığını değerlendirmek.
 

Tarihlere dikkat

Türkiye’de faaliyet gösteren banka ve finans kurumları aşağıdaki hadlere ve tarihlere dikkat etmeli.

Çok uluslu bir grubun parçası olan ya da ana merkezi Türkiye’de olup yabancı bir ülkede iştiraki/iştirakleri olan banka ve finans kurumlarından, konsolide grup cirosu 750 milyon euro ve üstü olanlar ülke bazlı raporlamayı beyan edecek. Konsolidasyon esası TMS standartları dikkate alınarak yapılacak. Raporlamayı yapmakla sorumlu şirket konsolidasyonun kendisine yapıldığı hakim şirket olacak. Eğer hakim şirket Türkiye’de ise ülke bazında raporlama ile ilgili mevzuatın yürürlüğe girmesiyle söz konusu raporlamayı Türk Gelir İdaresi’ne yapacak. Eğer hakim şirket yurtdışında ise, yurtdışındaki hakim şirket ya kendisi ya da vekil atadığı iştiraki vasıtasıyla raporlamayı yapacak. Ülke bazlı raporlama, faaliyet gösterilen tüm ülkelerdeki iştirak ya da şubelere ait “çalışan sayısı”, “gelir”, “sermaye”, “geçmiş yıl karları”, “ödenen ve tahakkuk eden vergi”, “nakit dışı maddi duran varlıklar” gibi genel bilgileri içeriyor. Beyanın 2016 hesap dönemi için 31.12.2017 tarihine kadar yapılması bekleniyor. Bu şekilde beyan edilen rapor, ülke idareleri arasında otomatik değişim anlaşması kapsamında paylaşılacak.
 

Ana rapor beyan yükümlülüğü kimin?

Ana rapor ise grubun yapısını anlatan, özellikle yurtdışı grup şirketleri ile gerçekleştirilen işlemlerde tarafların kattığı değeri, üstlendikleri riskleri açıklayan bir rapor. Taslak Tebliğ şimdiki haliyle yürürlüğe girerse Türkiye’de çok uluslu olarak faaliyet gösteren mükelleflerden solo cirosu ve aktif tutarı 250 milyon TL üstü şirketler ana raporu beyan etmekle yükümlü. Banka ve finans kurumlarının çoğu bu sınırı aşacakları için ana raporu ya hazırlayıp ya da yurtdışı bir grubun parçalarıysa ana şirketlerinden temin edip Türk Gelir İdaresi’ne sunacak. İlk ana raporun 2016 hesap dönemine ait olması ve 30.06.2017 tarihine kadar hazırlanıp istendiği takdirde idareye sunulması bekleniyor.
 

Ülke raporu hazırlamaya devam

Ülke raporu ise hâlihazırda hazırlanan yıllık transfer fiyatlandırması raporu; diğer ifadeyle banka ve finans kurumları yıllık transfer fiyatlandırması raporlarını aynı süreler içinde hazırlamaya devam edecek.

Bu tarihler Türkiye’de yürürlüğe girmesi muhtemel düzenlemelere göre beklenen tarihler. Ancak ana rapor ve ülke raporları için banka ve finans kurumlarının faaliyet gösterdikleri ülkelerin yerel mevzuatlarını da dikkate almak gerek. Örneğin Hollanda mevzuatına göre ana rapor vergi beyanname süresince idareye verilmeli. Bu durumda Haziran 2017 tarihinden önce diğer ülkelerdeki iştiraklerin uymakla yükümlü oldukları mevzuatlar nedeniyle, ana raporun Türkiye’de hazırlanıp iştirakler tarafından sunuma hazır tutulması gerekebilir.

Can alıcı noktalar

Her ne kadar 13. Eylem Planı şeffaflığı sağlamak adına bir takım dokümantasyon zorunlulukları getirse de, asıl önemli olan BEPS sonrası mutabakata varılan ve güncellenen yeni transfer fiyatlandırması ilkeleri kapsamında grup içi işlemlerin gerçekleştirilmesi. Yeni transfer fiyatlandırması ilkelerinin temelinde “özün önceliği” ve “fayda” kavramı var. Tarafların aralarında gerçekleştirmiş olduğu sözleşmelerin ve bu sözleşmelerden kaynaklı rol ve sorumluluk dağılımının gerçek durumu yansıtması gerekiyor. Özellikle finans sektöründe ortak gerçekleştirilen bankacılık işlemlerinde, işleme ilişkin değer zincirinin mevcut piyasa koşullarıyla ortaya konması gerekiyor. Ortak işlemlerde “piyasa”, “karşı taraf riski”, “faiz” ve “tahsilat riski” gibi risklerin kim tarafından üstlenildiği, bu riskleri üstlenen tarafların riski yönetmek adına almış oldukları aksiyonların varlığı, riski üstlenecek yeterli sermayesi ve çalışan tecrübesi olup olmadığı gibi unsurlar ve bu unsurların kar bölüşümündeki payının değerlendirilmesi gerekiyor. Finans sektöründe ortak faaliyetlerde KERT (Key Entrepreneurial Risk-Taking Functions) analizi önemli. Ayrıca KERT ile desteklenmediği takdirde sermaye tutarının kar paylaşımında etkisi azalıyor.

Transfer fiyatlandırması ile doğrudan ilgisi olmasa da BEPS Aksiyon 7-İş Yeri Oluşturmasından Yapay Kaçınma ve BEPS Aksiyon 1-Dijital Ekonomi yine özellikle bankaların faaliyetleri açısından dikkate alınması gereken hususlar olacak.
 

Sorumlu vergicilik bakışıyla değerlendirmemiz

Özetlemek gerekirse diğer sektörlere paralel olarak finans sektörü de BEPS eylem planlarından etkilenecek. Transfer fiyatlandırması dokümantasyonu kapsamında ülke bazında raporlama, ana rapor ve ülke raporu hazırlamak için çalışmalara başlanmalı, mevcut altyapı söz konusu raporları türetebilmek adına test edilmeli ve gerekirse iyileştirmeli, mevcut grup içi işlemlerde uygulanan transfer fiyatlandırması politikaları ve grup içi sözleşmeler gözden geçirilmeli. Risk görülen alanlar belirlendikten sonra uygun politikalar oluşturup grupların yeni normal vergileme dönemine uyumu sağlanmalı.

Bize ulaşın

 

Teklif talebi

 

Gönder