KPMG Türkiye'den hukukta küresel vizyon

KPMG Türkiye'den hukukta küresel vizyon

Geçtiğimiz aylarda KPMG Türkiye Hukuk Bölümü Başkanlığı görevini üstlenen Onur Küçük, “Hukuk, artık tek başına yetmiyor. Şirketlerin gerçek ihtiyaçlarını gördük. Hukuku disiplinlerle birleştiren yeni bir yapının temelini attık. Sinerji yaratabildiğimiz hizmetlere odaklandık” dedi. KPMG Gündem’in sorularını yanıtlayan Küçük, KPMG Hukuk Bölümü’nde başlatılan yeniden yapılanmayı anlattı.

İlgili içerik

KPMG ile ilk görüşmeniz esnasında neler yaşandı?

Son dönemde dört büyüklerin hukuk hizmetlerine yönelik olarak artan ilgisi, bir hukuk bürosu ortağı olarak ciddi şekilde takip ettiğim bir gelişmeydi. Buradaki bilgi birikimi ve tecrübenin doğru şekilde harmanlanarak birden fazla disiplini içeren hizmetlerin tek elden sunabileceğini ve böylelikle müvekkillere sağladığı katma değerin ve dolayısıyla tatminin artırılabileceğini düşündüm. 

İlk görüşmemizde KPMG’nin hukuk hizmetlerine bakış açısını anlamak istedim. Yukarıda anlattığım vizyonu paylaşıp paylaşmadığımızı görmek benim için çok önemliydi. İlk görüşmede aynı anlayışta olduğumuzu karşılıklı olarak teyit ettik. Tabii, anlayış belirlendikten sonra hedefler ve bu hedeflere ulaşmak için yol haritasını da ortaya koyma gerekliliği ortaya çıktı. Bunun için bir iş planı hazırladım. Üzerinde fikir alışverişi gerçekleştirdik ve yaklaşımlarımızın çok büyük oranda benzeştiğini tespit ettik. Böylelikle KPMG Legal’ın ilk temelleri atılmış oldu.

Nasıl bir ekibiniz var?

Öncelikle belirtmek isterim ki ekip derken sadece hukuk bölümünü değil, hukuk hizmetlerinin verilmesi esnasında birlikte çalıştığımız diğer bölümleri de içeren daha geniş bir bakış açısına sahibiz. Mesela şirket birleşme ve satınalma işlemlerinde hem vergi hem de ilgili danışmanlık bölümleriyle birlikte çalışıyoruz. Keza İş Hukuku alanında sunduğumuz hizmeti yine KPMG’nin ayrı bir bölümü olan outsource (mali müşavirlik ve muhasebe) ekibinin sosyal güvenlik alanındaki tecrübesi ile birleştiriyoruz. Benzer şekilde enerji alanında bir yatırım veya finansman projesi söz konusu olduğunda danışmanlık bölümünden tecrübeli ekip arkadaşları ile çalışıyoruz. Bu, hukuk hizmetlerine sadece hukuk gözüyle değil, daha geniş bir perspektiften bakma ve müvekkile sağladığımız faydayı arttırma stratejimiz ile de uyumludur.

Diğer taraftan KPMG’nin kurumsal yapısı daha kapıdan ilk adımınızı attığınız anda hissediliyor. Yeni işe başlayan arkadaşlarımızın insan kaynakları tarafından karşılanmasından tutun da müvekkillere sunmak istediğimiz hizmetlerin tanıtımı için gerekli olan desteğe kadar her iş, kendi konusunda uzman insanlar tarafından yapılıyor. Bu desteğin sonucu olarak yaptığınız işe daha iyi odaklanabiliyor ve fikri emeğinizin büyük kısmını müvekkillerin ihtiyaçlarına ayırabiliyorsunuz.

İşe girdiniz ve bir iş planı oluşturdunuz.

İlk etapta hangi alanlarda hizmet verebileceğinizi gördünüz?

Vereceğimiz hizmetleri belirlerken ilk olarak hem KPMG’nin hem de şahsen benim geçmiş tecrübelerimizin örtüştüğü hizmetlere odaklandık. Daha sonra da bu hizmetlerin klasik bir hukuk bürosu yerine KPMG tarafından müvekkillere sunulmasıyla sağlayabileceğimiz katma değeri tespit etmeye çalıştık. Yani kendimizi müvekkilin yerine koyarak, neden tercih edilip neden edilmeyebileceğimiz üzerine kafa yorduk. Elde ettiğimiz bulguları KPMG Legal Almanya ve KPMG Legal İngiltere ile de paylaştık ve onların da aynı süreçleri izleyerek benzer sonuçlara ulaştıklarını gördük. Bu karşılaştırma aynı zamanda KPMG Legal ekipleri ile global seviyede de entegrasyon sürecimizi oldukça hızlandırdı.

Hizmetlerinizi hangi başlıklar altında sunuyorsunuz?

“Kurumsal Danışmanlık” altında; genel kurul, yönetim kurulları, sermaye hareketleri gibi Şirketler Hukuku’ndan kaynaklanan temel ihtiyaçlar yanında İş Hukuku, Sözleşmeler Hukuku ve kamu kurumları ile ilişkiler gibi, bir şirketin faaliyetleri esnasında ortaya çıkabilecek temel ihtiyaçlarını karşılayan hizmetler sunuyoruz.

“Projeler” altında ise temel olarak bir yatırım veya yapılanma içeren projelerle ilgili olarak çalışıyoruz. Şirket birleşme ve satın almaları, gayrimenkul yatırımları, kamu ihalelerine yönelik hizmetler vb. Şirket birleşme ve satın almaları kapsamında hem hukuki inceleme hem de satın alma ve ortaklık sözleşmeleri konusunda birçok farklı sektörde tecrübe sahibiyiz. 

“Uyuşmazlık Çözüm” hizmetlerimiz öncelikli olarak idare hukuku alanındaki uyuşmazlıklara yönelik olarak sunulmaktadır. Böylelikle Vergi Hukuku ve Gümrük konusunda KPMG bünyesinde halihazırda varolan tecrübeyi uyuşmazlık çözüm hizmetlerinde de müvekkillere sunma imkanı bulabileceğiz.

“Finans” kapsamındaki hizmetlerimizi çeşitlendirmek öncelikli hedeflerimiz arasında. Standart bir sendikasyon kredisi ya da danışmanlıktan çok finansal yeniden yapılandırma işlerine odaklanmak istiyoruz. Finansal yeniden yapılandırma alanında kredibilitesi yüksek bir danışman tarafından sunulacak olan hizmetlerin finansal kuruluşlar tarafından olumlu karşılanacağına inanıyoruz. Bu kapsamdaki danışmanlık hizmetlerimiz hem alacaklı ve borçlu tarafın finansal açıdan birbirlerini anlamalarını sağlamak hem de bu anlayışı hukukileştirmeyi kapsamaktadır. Yani finans anlamında yine stratejik bakış açımıza uygun şekilde çok disiplinli bir yaklaşım sergiliyoruz. 

Bir nevi entegre hukuk hizmeti sunuyorsunuz?

Evet, bu doğru bir tanımlama. Hukuk hizmetlerini sadece akademik bir anlayıştan çıkartarak pratik sonuçlara yönelik bir hizmet olarak sunmayı hedefliyoruz. Bunun için de vergi, finans ve danışmanlık ile entegre oluyoruz. Bu entegrasyon çift yönlü aslında; kendi hizmetlerimizin içerisine bu disiplinleri de ekliyor veya onların sundukları hizmetlere hukuki bir bakış açısı katıyoruz. Örneğin, İş Kanunu’ndaki bir değişikliği müvekkillerimize sadece bir mevzuat değişikliği olarak değil, bu değişikliğin yaratacağı mali sonuçları ile birlikte açıklıyoruz. 

KPMG Hukuk Bölümü’nü klasik hukuk bürolarından farklılaştıran yönlerden bahseder misiniz?

Benim yaklaşık 20 senelik bir tecrübem var ve bu kısa süre zarfında dahi hukuk hizmetlerinin bir evrim geçirdiğini düşünüyorum. Küreselleşme, gelişen yatırım ve finansman modelleri ile değişen ticari hayatın bir sonucu olarak artık müvekkiller olayları daha geniş bir perspektiften değerlendirebilen avukatlarla çalışmak istiyor. İşte KPMG Legal bünyesinde bu ihtiyacı karşılayan hizmetler sunmak çabasındayız. Tabii kendimizi ne kadar geliştirirsek geliştirelim bir vergi uzmanı veya finansal danışmanın yerine geçemeyiz ama onların bakış açılarını anlayarak, aynı dili konuşabilir, böylelikle hizmetlerimizi daha kısa sürede, sonuç odaklı ve tatminkar şekilde sunabiliriz. KPMG’de bu hedefi gerçekleştirebilmek için ihtiyacımız olan tüm unsurların varolduğuna inanıyorum. 

Bu noktada kimleri rakip olarak görüyorsunuz?

Klasik hukuk hizmeti sunan büroları rakibimiz olarak görmüyoruz. Biz vergi, finans ve KPMG’nin sunduğu diğer danışmanlık alanları ile sinerji yaratabildiğimiz hizmetlere odaklanmak istiyoruz. Yapamazsınız diyen bir bakış açısından çok; yapmanız için izlemeniz gereken alternatif yollar şunlardır diyen bir bakış açısını savunuyoruz. 

Yeniden yapılanmanızı nasıl sürdüreceksiniz?

Yukarıda da açıkladığım gibi öncelikle vereceğimiz hizmetleri ve uzmanlaşmak istediğimiz alanları belirledik. Sunmak istediğimiz daha farklı hizmetler de var. Doğrusunu söylemek gerekirse potansiyeli oldukça yüksek görüyorum ama kademe kademe büyümek istiyoruz.

Hizmetlerimizi belirledikten sonra, ekip arkadaşlarımızın uzmanlıklarına göre hangi bölümde olmaları gerektiğine birlikte karar verdik. Buna göre bir uzmanlaşma sürecine girdik. Bu arada artan işlerimizi hakkıyla yapabilmek adına ekibimizin büyümesi gerektiğini gördük. Şu anda ekibimizi büyütme yönünde çalışmalarımız sürüyor. 

Global bir şirkette olmanın avantajlarından bahseder misiniz?

En önemli avantaj global bir tecrübemizin olması. Birbirinden farklı birçok sektörde çalışma ve tecrübe edinme imkanımız var. Yine özel bir uzmanlık gerektiğinde veya başka bir ülke hukuku kapsamında bir hizmet talebi olduğunda bunu kolaylıkla karşılayabilmek de önemli bir avantaj.

Ayrıca, Türk şirketlerinin giderek daha fazla yurtdışı yatırım gerçekleştirdiklerini gözlemliyoruz. Bu durumda yurt dışındaki bürolarımızdan o ülkedeki mevzuatla ilgili tavsiyeler alıyoruz. Bilgilerin konsolide şekilde oradaki anlayışa çevrilerek sunulması önemli. Örneğin; Almanya’da şirket satın alınacaksa Almanya’da inceleme yapıldıktan sonra birebir Alman avukatlardan destek almak var; bir de bu bilgilerin bizim üzerimizden Türk yatırımcısının daha iyi anlayacağı dilde anlatılmış olması var. İkisi birbirinden farklı.

FATCA gibi BEPS gibi uygulamalardan bahseder misiniz?

Hukuk düzeni içerisinde tek bir ülkenin tek bir mevzuatı bazı durumlarda ihtiyacı karşılamaya yetmiyor. Mevzuatlar da bu açıdan evrim geçiriyor, küreselleşiyor. Farklı ülkelerde aynı konuyu ele alan mevzuatların ya uluslararası anlaşmalar ya da örgütler üzerinden birbirleriyle konuştuğunu görüyoruz. Hükümetler özellikle vergi ve finans alanında global bir bakış açısı yerleştirmek istiyorlar. Vergi gelirlerinin kaydırılmasının da bir düzeni olması gerektiği, bunun tüm devletlerin ortak çıkarı olduğu anlayışı hakim. İşte BEPS gibi, FATCA gibi düzenlemeler bu anlayışın bir sonucu olarak yürürlüğe giriyor.

Herhangi bir konuda bizden görüş istendiğinde sadece Türkiye’ye bakarak değil yurt dışındaki durumu da göz önüne alarak tavsiyede bulunuyoruz. 

KPMG gençlerle çalışmaya çok önem veriyor.

KPMG Türkiye Başkanı Ferruh Tunç da gençlere klasik CV'lerle değil kendi özgün hikayelerini yazarak gelmeleri çağrısında bulundu. Hukuk departmanı, hukuk mezunu gençlerden nasıl yararlanmayı düşünüyor?

Ekibimizi 20 kişiye çıkarmayı hedefliyoruz. Önceliğimiz gençler. Çünkü belli bir kültürümüz var. O kültürü, iş yapma anlayışımızı iş hayatının ilk yıllarından itibaren yerleştirmek istiyoruz. Yeni mezunların şunu düşünmesi lazım: KPMG’de çalışmak için kendimi nasıl farklılaştırabilirim? Sonuçta 500-600 CV'den sadece birkaçı ile çalışabiliriz.

Şahsen ben herhangi bir adayın kendisini diğerlerinden ayrıştırmak için farklı bir şey yapmış olmasını bekliyorum. Bu bir sosyal sorumluluk projesi olabilir, veya Work&Travel deneyimi olabilir, kendi yeteneklerini tanımasına yol açan geçici bir iş tecrübesi olabilir. Mesela burs alarak lisede bir yıl Japonya’da okumuş bir arkadaşımız vardı. Bunu da aile desteğiyle değil, kendi çabasıyla düşünüp yapmış. Bunlar değerli çabalar, nasıl bir insan olduğunuzla ilgili ipuçları veriyor. 

Gençlerden farkındalık bekliyorsunuz galiba?

Bu tarz tecrübeler edinmiş insanlarla sohbet ederken bilinç seviyesinin yüksek olduğunu görüyorsunuz. Kendisiyle ilgili farkındalığını artırmış oluyor. İş görüşmelerinde mutlaka adayın kendisinden beklentisini, vizyonunu, hayata bakış açısını anlamaya yönelik sorular soruyorum. Bir hikayesi olsun istiyorum ve tabii ki devamını yazmaya yönelik de hevesi...

Bize ulaşın

 

Teklif talebi

 

Gönder

KPMG’nin yeni dijital platformu

KPMG International, yeni ve ilişkili içeriklere uygun, deneyiminizi geliştiren son teknoloji bir dijital platform geliştirdi.