Kore Masası’na sormadan yatırım yapmayın!

Kore Masası’na sormadan yatırım yapmayın!

Uzak mesafeye rağmen tarihi bağlar nedeniyle birbirine hep yakın olan Türkiye ve Güney Kore arasındaki işbirliği giderek gelişiyor. Asya Pasifi k bölgesinin en önemli ihracatçılarından ve ekonomik büyüklüklerinden biri olan Güney Kore’nin Türkiye’ye, Türkiye’nin de Güney Kore’ye ilgisi iki ülke arasındaki iş hayatını canlandırdı.

İlgili içerik

Kore Masası’na sormadan yatırım yapmayın!

Bugün irili ufaklı 270 Koreli şirketin faaliyet gösterdiği Türkiye’de, KPMG de bir Kore Masası kurarak artan ihtiyaca hizmet vermeye başladı. KPMG Türkiye Gümrük ve Dış Ticaret Bölüm Başkanı ve Şirket Ortağı Murat Palaoğlu ile Kore Masası Sorumlusu Jong Sang Lee, Gündem’in Kore Masası ve yapılan çalışmalarla ilgili sorularını yanıtladı:

Kore Masası neden kuruldu ve hangi amaçla çalışacak?

Türkiye’de 270 Güney Koreli şirket f aaliyet gösteriyor. Güney Kore şirketlerinin Türkiye’ye yatırımları devam ediyor. Örneğin, kısa süre önce Koreli bir eğlence şirketi, Türkiye’nin en büyük sinema şirketi olan Mars Entertainment’a yatırım yapma kararı aldı. Bunun yanında KPMG’nin mevcut Koreli şirketlerinin sayısı ve iş hacminde ciddi bir artış oldu.

Türkiye’de Güney Kore şirketlerinin sayısının artmasıyla birlikte,  yatırım alanındaki hizmet fırsatları da arttı ve Kore insanıyla verimli iletişim kurmak bir gereklilik halini aldı. Bu ihtiyaçları karşılamak üzere, KPMG Türkiye’de bir Kore Masası kuruldu.  

Kore Masası, yerel yatırım/iş ortamı hakkında kapsamlı bilgi sunarak ve etkili iletişim olanağı tanıyarak Koreli şirketlere çok değerli hizmetler veriyor. Kore Masası bu önceliklere hizmet etmek için kuruldu.

Güney Koreli şirketlerin dünya genelindeki yatırımları nasıl?

Yeni trendlerden ve gelişmelerden bahsedebilir misiniz?

Güney Kore’nin doğrudan yurt dışı yatırımları 2015 itibarıyla 27,2 milyar dolara ulaşarak bu alanda dünyada 13’üncü büyük yatırım hacmi konumuna yükseldi.

Yatırımlara bölge bazında bakıldığında ise sırasıyla Asya (yüzde 40,7), Kuzey-Güney Amerika (yüzde 39,6), Avrupa (yüzde 10,1) ve diğerleri geliyor. İş dalına göre yatırımlarda ise sırasıyla imalat (yüzde 26,8), fi nans (yüzde 19) gayrimenkul kiralama (yüzde 12,5) ve diğer sektörler yer alıyor.

Yatırımlar yüzde 83,7 oranında hisse senedi satın alımıyla ve yüzde 16,3 oranında ise tahvil alımıyla yapılıyor. Yatırım yöntemi, yüzde 73,8 oranında yeni şirket kuruluşu, yüzde 26,2 oranında ise şirket birleşmesi şeklinde gerçekleşiyor. Tabii teknoloji, elektronik ve otomotivin öne çıkan sektörler olduğunu da belirtmeliyiz.

Güney Koreli şirketler, Türkiye’deki yatırımlar hakkında ne düşünüyor?

Türkiye’de yatırım yönünden pek çok cazibe unsuru bulunuyor. Birincisi, Avrupa, Orta Asya ve Afrika’yı birbirine bağlayan önemli bir bölgesel merkez olması dolayısıyla, Türkiye’deki lojistik maliyet avantajları, yatırımcılar için son derece büyük önem arz ediyor.

Türkiye hükümetinin belirli sanayilere yatırımı teşvik etmesi (otomotiv vb), yüksek ekonomik büyüme hızı, büyük iç pazar, yüksek tüketim eğilimi, bol doğal kaynaklar ve nitelikli iş gücü gibi faktörler de diğer cazibe kaynakları arasında bulunuyor.

Öte yandan, Türkiye’ye yatırım konusunda dikkat edilmesi gereken hususlar da söz konusu. Bölge ve gelir grubu bazında gelir boşlukları ve iş gücü boşlukları, Türkiye’nin dengeli kalkınması yolunda en büyük engeli oluşturuyor.

Jeopolitik güncel gelişmeler, kayıt dışılık ve Avrupa ekonomisine yüksek derecede bağımlı olunması, Türkiye’ye yatırım konusundaki riskleri teşkil ediyor.

Güney Koreli şirketlerle iş yaparken hangi önemli faktörler dikkate alınmalı?

Güney Koreliler Konfüçyüs’ün öğretilerine bağlıdır ve bu öğretiler büyüklere, otoriteye ve eğitime saygı gösterilmesi gerektiğini öğütler.

Ayrıca hiyerarşik ilişkileri diğer insanların yaşına, mevkilerine, statülerine ve eğitim geçmişlerine bakarak geleneksel biçimde sürdürürler.

Bu nedenle kendilerine göre bir hiyerarşik noktaya oturtmak istedikleri kişilerin yaşını, medeni halini ya da eğitim geçmişlerini sormak, Koreliler için son derece olağan bir durumdur.

Birine kartvizit verirken, iki elle kibar bir şekilde vermek ve aynı şekilde iki elle birlikte almak önerilir. Tek elle vermek ve almak kaba bir davranış olarak kabul edilebiliyor.

İletişimi güçlendirmek ve dilden kaynaklı yanlış anlamaların önüne geçmek için, Koreli biriyle görüşmeden önce broşürler, pazarlama materyalleri, teklifl er gibi yazılı materyalleri göndermek yararlı olabilir.

Koreliler genellikle riskten kaçınma eğilimindedir ve kendilerine sunulan iş teklifl erini ince eleyip sık dokuyarak değerlendirirler. Bu nedenle sabırlı olmak gerekir ama anlaşma sağlandıktan sonra işin gerçekleştirilmesi çoğu zaman hızlı olur.

Bize ulaşın

 

Teklif talebi

 

Gönder

KPMG’nin yeni dijital platformu

KPMG International, yeni ve ilişkili içeriklere uygun, deneyiminizi geliştiren son teknoloji bir dijital platform geliştirdi.