Dijital gölgenizi takip edin | KPMG | TR

Dijital gölgenizi takip edin

Dijital gölgenizi takip edin

Dijital, hızla pek çok sektörde yeni “normal”e dönüşürken; tüm bu harikalar diyarı yalnızca, akıllı cihazlar, hızlı internet ya da tüm teknik yükün bulutta taşınmasıymış gibi anlaşılıyor. Bunlara kısmen katılıyoruz fakat ötesi de var…

1000

Danışmanlık, Şirket Ortağı

KPMG Türkiye

İletişim

İlgili içerik

Dijital gölgenizi takip edin

Dijital değişim rüzgârının özünde zaten kabiliyetimiz olan bir iş alanında “dijitalleşmenin” gücünü arkamıza alarak yeni alanlar oluşturabilmek, yetkin üretkenliği sürdürülebilir hale getirilmek ve ortaya çıkan işin kalitesini bozmadan birim zamanda çok daha kolay fakat daha fazla iş üretilmek gibi fırsatlar yatıyor. 3D biyolojik yazıcı sistemler, otonom sistemleri, yapay zekâ, akıllı danışmanlar, kural koyabilen analitik sistemler, doğal dilde soru cevaplama hizmetleri, makineler arası derin iletişim servisleri, kişisel asistanlar, akıllı robotlar gibi pek çok teknolojik değişimin eşiğindeyiz…*

Finans sistemi dijitale döndü, elektronik haberleşmenin DNA’sında var, otomobiller dijital dönüşüm yolunda, sosyal hayatımız dijital evrimi neredeyse tamamladı.

Deneyimli dijital reklam danışmanları “2004 yılına kadar internette her şey vardı ancak İnsan yoktu” diyor. Sosyal medyanın yaygınlaşması, devlet tarafından pek çok e-dönüşüm projesinin devreye girmesi ile insanlar hem özel hayatlarını hem vatandaşlık işlemlerini internet üzerinden yönetmeye başladılar. Sonra bu dönüşüm kurumlara bulaştı. Bugün internet trafi ğini takip edip; anlamlandırabilmek için hem kurumlar hem devletler ciddi yatırımlar yapıyor.

*Gartner Hype for Cycle for Emerging Technologies 2015 Raporu

İnternet dünyasının görünmeyen yüzü

İnternetin “derin internet” ya da “deep web” olarak ifade edilen görünmeyen bir yüzü var. Farklı sunucu yöntemlerinin kullanılarak herkesin erişimine açık olmayan özel ağlarda barınan sitelerin olduğu, bildiğiniz internetten farklı bir dünya olarak tanımlayabiliriz burayı. Bilgisayarınızı açıp, Google’ da aramalar yaparak internetin tüm verilerine erişebildiğinizi düşünmek, kendimizi küçücük bir kutuya kapatmak olur. Buzdağının öteki yüzü deep web içerik olarak bildiğimiz erişilebilir internetten çok daha fazlasını taşıyor. Erişilebilir sosyal medya, haber siteleri, oyun, fi lm, dizi siteler, bloglar, tüm internet içeriğinin yalnızca yüzde 4’ünü oluşturuyor.

Kimin ne tür bir teknolojiye sahip olduğunu bilemezsiniz

ABD Siber Kuvvetler Direktörü Amiral Micheal S. Rogers’ın şöyle bir açıklaması var: “Siber alanda istediğinizi yapabilirsiniz ve bedel ödemek zorunda da değilsiniz.” Savaşların siber dönüşümü tartışılırken herkesin en büyük yanılgısının verimsiz yöntemler ile siber saldırılardan korunmaya çalışmak olduğu düşünülüyor. Kimin ne tür bir teknolojiye sahip olduğunu ve bu teknolojinin sizi zedeleyip zedelemeyeceğini bilmeniz mümkün değildir. Asıl tehlike; belki de çoktan yaşanmış ancak henüz farkına varmadığınız olaylar dizisinde saklı olabilir. Henüz farkına varmamış olabilirsiniz. Ancak ne yazık ki sonuçları ile yüzleşmeniz hiç de uzak bir gelecek değil. 

Son dönemlerde ülke olarak sık sık karşılaştığımız siber saldırıların sonuçlarını bugün yaşamaya devam ediyoruz. Henüz internet ortamında ifşa edildiği iddia edilen 50 milyona yakın kişisel verilerimizin kimin, ne zaman ve hangi yöntemler ile ele geçirildiğinin kanıtlanmamış olması; bu gibi saldırıları engelleyecek tekniklerin önemi ile birlikte, yaşanan bir olayın sorumlularını tespit edebilecek altyapının ve gerekli farkındalık tekniklerinin önemini de gündeme getiriyor. Kurum ve kuruluşları ilgilendiren temel soru ise: “Dijital dönüşümün yolunda ilerlerken, bu rüzgârı arkamıza almak için neler yapmalıyız?” olmalıdır.

Dijital gölgelerinizle buluşun

Kurum ve kuruluşlara markalarını, rakiplerini ve sektörü hakkında sürekli olarak sosyal medya üzerinde izlemenin yanında deep web üzerinde oluşan içerikleri anlık olarak tespit edip gerekli zamanda doğru istihbaratı alabilmek için eş zamanlı, kapsamlı ve gereksiz içeriklerden arındırışmış çözümler gerekiyor.

Teknolojinin durdurulamaz bir şekilde gelişmesi ile fark bile edemeyeceğiniz gölgeleriniz doğuyor veya yakın gelecekte doğacak olabilir. Yine teknolojinin durdurulamaz bir şekilde gelişmesi nedeniyle kurum ve kuruluşlar tam olarak bu değişimin ortasında olmak zorundadır. Bu nedenle siber güvenliğin sadece bizim değil bütün devletlerin en büyük açmazı olarak gelişen bir kavrama dönüştüğünü izliyoruz. 

Bu noktada internet ağları veya kurum içerisindeki ağlarınız üzerinden anlık istihbarat edinmenin gerekliliği ancak siber güvenliği sağlama yolunda yalnızca uygun araçları kurup izlemenin yeterli olmayacağı; uygun teknoloji ile uzmanlığın bu siber dönüşüm süreci ile güç birliği yapmasının gerekliliği ortaya çıkıyor. 

KPMG Intelligence Tool (K-IT) aşağıdaki imkânları sunuyor:

  • Sosyal ağlar; 7 gün 24 saat boyunca etkinliklerin, grupların, profi llerin, sayfaların ve sosyal ağlardaki mesajların gerçek zamanlı gözlemi,
  • 7 gün 24 saat forumların, gazete ve dergilerin, blogların ve internet sitelerinin RSS ve HTML üzerinden takibi,
  • 7 gün 24 saat derin internet ve içeriğinin takibi, TOR web taraması,
  • 7 gün 24 saat P2P Ağlarının Gözlemi, (eMule, Torrent, vb.)
  • IRC ve diğer ortamlardaki sohbetlerin takibi,
  • Lokasyon bazlı saptama imkanı,
  • Sosyal ağlar, (Twitter, Instagram, Foursquare…)
  • IP Adresleri,
  • Takip sistemleri,
  • Akıllı ağ çizimi; referanslama ile tüm kaynakların ağ oluşumu haritasının oluşturulması,
  • Sosyal ağlardaki geçmiş paylaşımların taraması,
  • WhatsApp tarafından alınan bilginin gözlemi,
  • Olası phishing saldırılarının ve web sitelerindeki kötü amaçlı yazılımların belirlenmesi,
  • Elde edilen grafi klerin Maltego’ya aktarımı.

Bize ulaşın

 

Teklif talebi

 

Gönder