Bakış 11 | KPMG | TR
close
Share with your friends

Bakış 11

Bakış 11

KPMG Türkiye tarafından hazırlanan ve her üç ayda bir okuyucularla buluşan Bakış, Türkiye ve dünya ekonomisindeki temel makroekonomik göstergelerine ve bunların özet yorumlarına yer veriyor.

İlgili içerik

2018 ilk çeyrekte olduğu gibi ikinci çeyrekte de küresel ticarete yönelik kaygılar ve jeopolitik gerilimler ön planda yer aldı. Artan korumacı ve popülist anlayış sonucunda ortaya çıkan gümrük duvarları şimdilik küresel ticaret hacmi üzerinde olumsuz etki yapmamış olsa da görünümü olumsuz etkilemeye başladı. Bu nedenle ikinci çeyrekte finansal piyasalarda oynaklık yüksek seyretti.

Avrupa Merkez Bankası’nın da (ECB) bu yıl sonundan itibaren para politikasında normalleşmeye başlayacağına yönelik mesajları, küresel finansal koşulların önümüzdeki dönemde daha da sıkı olabileceği beklentilerini destekledi. Bu da genel olarak ABD Doları’nın değer kazanmasına ve dış finansman ihtiyacı yüksek gelişmekte olan ekonomilerin finansal varlıklarında satış baskısına yol açtı.

Öte yandan ikinci çeyreğe ilişkin öncü veriler, gelişmekte olan ekonomilerin genelinde yavaşlamaya işaret ederken, enflasyon dinamiklerinde de bir miktar bozulmayı ortaya koydu. Hatta bazı gelişmekte olan ülkelerin merkez bankaları, enflasyondaki ve finansal istikrardaki bozulma nedeniyle ikinci çeyrekte para politikalarını agresif bir şekilde sıkılaştırmak zorunda kaldı.

Türkiye’de ise 2018 ilk çeyrek verileri, 2017 ikinci yarıda yakalanan momentumun sürdüğüne işaret ediyordu. İkinci çeyreğe ilişkin öncü veriler ise sınırlı bir yavaşlamayı gösteriyor. Yurtiçi finansal koşullardaki sıkışıklık, özel sektör tüketim ve yatırım harcamalarını yavaşlatabilecek olsa da hükümetin aldığı bir dizi önlem ve teşvikler büyüme görünümü üzerindeki aşağı yönlü riskleri kısmen dengeliyor. Bununla birlikte, otomotiv ve beyaz eşya gibi sektörlerde yaşanan iç talep düşüşü, yıl genelinde yüzde 5-6 seviyelerine gelmesi beklenen büyümenin tüketim tarafında olumsuz etki yapabileceğini gösteriyor.

Son olarak Türkiye’deki parlamenter sistemin 24 Haziran seçimleri sonrasında değişmesi ile yürürlüğe giren ‘Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’, ekonomi yönetimini de yeniden şekillendirdi. Hazine ve Maliye, Sanayi ve Teknoloji ile Gümrük ve Ticaret bakanlıkları birleştirilirken; Türkiye’nin ekonomi politikalarına yön verecek 9 kurul oluşturuldu. Yeni dönemde, ekonomi yönetiminin atacağı adımlar ve özellikle Eylül ayında açıklanması beklenen yeni Orta Vadeli Plan’da (OVP) yer alacak hedefler, gerek uluslararası yatırımcılar gerekse piyasa oyuncuları tarafından yakından izlenecek.

Bize ulaşın

 

Teklif talebi

 

Gönder