Brexit gerçek, süre daralıyor | KPMG | TR

Brexit gerçek, süre daralıyor

Brexit gerçek, süre daralıyor

Hiç olmayacak sanıldı, 'bir şekilde geri dönülür' denildi ancak AB ve İngiltere, Brexit müzakerelerinin ilk aşamasında vatandaşlık hakları, mali konular ve İrlanda başlıklarında temelde görüş birliğine varmış durumda. Müzakerelerin ikinci aşamasının başlayacağı bu dönemde belirsizliğini koruyan ve çözüm bekleyen pek çok konu ajandada yerini alıyor. AB ve İngiltere arasındaki gelecek ticaret, ikili ilişkiler, güvenlik, terör, eğitim ve çevre konuları müzakerelerin ikinci aşamasında çözüme kavuşmayı bekleyen gündem maddeleri arasında.

Gümrük ve Dış Ticaret Hizmetleri Bölüm Başkanı

KPMG Türkiye

İletişim

İlgili içerik

brexit-flag

Ekim 2017’de İngiltere’de Finans Sekreterliği tarafından parlamentoya sunulan Gümrük Tasarısı’nda son düzenlemenin “üç stratejik hedef” üzerinden ilerleyeceği belirtildi. Bunlar; İngiltere-AB arasındaki ticaretin mümkün olduğunca çekişmesiz sürmesini sağlama, İrlanda ve Kuzey İrlanda arasındaki “katı sınırdan” kaçınma ve bağımsız bir uluslararası ticaret politikası oluşturma olarak belirlendi.

Her ne kadar İngiltere’nin Gümrük Birliği’nde ya da Ortak Pazar’da kalarak pek çok konunun daha rahat çözüme kavuşturulacağı düşünülse de ülkenin bu hedefleri gerçekleştirmesi ve bağımsız bir ticaret politikası izleyebilmesi için Gümrük Birliği’nden ve Ortak Pazar’dan ayrılması kaçınılmaz. İngiltere’nin Gümrük Birliği ve
Ortak Pazar’dan ayrılması durumda ticaretin ne şekilde olacağı, sınırlarda gümrük işlemlerinin, operasyonların ve güvenliğin ne şekilde sağlanacağı üzerine olası senaryolar değerlendirmeye alınmış durumda.

Peki, İngiltere Hükümeti’ni ve İngiltere-AB arasında ticaret yapan ve etkilenen özel sektörü, İngiltere’nin Gümrük Birliği’nden veya Ortak Pazar’dan ayrılması durumunda ne tür zorluklar bekliyor?

Uygulamada beklenen zorluklar

İngiltere’nin Gümrük Birliği’nden veya Ortak Pazar’dan ayrılması kaçınılmaz olarak, İngiltere sınırının işleyiş biçiminde, İrlanda toprak sınırında, ülke çapında limanlarda ve havaalanlarında, sınır ötesi ticarette önemli operasyonel değişiklikler ve mevzuat düzenlemeleri olacağı anlamına geliyor. Bu, İngiltere’nin Ortak Pazar’a üye olarak devam edip etmeyeceğine, yeni bir gümrük birliği oluşturmasına ya da “derin ve kapsamlı” bir serbest ticaret anlaşması imzalamasına bakılmaksızın geçerli olacaktır.

İngiltere’nin gelecek ticaret politikası ve mevzuatı, gümrük alt yapısı, teknolojisi, devlet kurumları arasındaki iş birliği ile sistemin kapasitesi, devletin özel sektörle olan ilişkisi ve tutumu, zorlu Brexit sürecini en etkili şekilde ya da en az yara alarak atlatabilmesi için önem taşıyor. İngiltere’nin ticaret politikası ve mevzuat altyapısının ne şekilde olacağına ilişkin belirsizlikler devam ediyor. İngiltere’nin bir yandan AB ile gelecekteki ticari ilişkisinin pürüzsüz devam etmesi için bazı mevzuat düzenlemeleri gerçekleştirmesi, bir yandan da kendi tarife, KDV, menşe mevzuatını düzenlemesi gerekiyor. AB’den çıkış için 29 Mart 2019 tarihi belirlenmişken İngiltere’nin bunları en etkili ve hızlı bir şekilde yapması bekleniyor.

İngiltere'nin Gümrük Birliği’nden veya Ortak Pazar’dan ayrılması, en başta Kuzey İrlanda ile katı bir sınırın kurulup kurulmayacağı sorusunu akıllara getiriyor. Bu da sınırlarda gümrük ve pasaport kontrollerinin olabileceği anlamına geliyor. Bütün taraflar mümkün olduğunca katı bir sınırın varlığından kaçınmak istiyor ve bu amaca yönelik olası senaryolar çiziyor.

İngiltere’nin gümrük altyapısını ve sistemini güncellemesi ve Brexit sonrası trafiği kaldırabilecek hale getirmesi gerekiyor. İngiltere Ulusal Denetim Ofisi tarafından yayımlanan rapora göre Mart 2019’dan sonra İngiltere
ve AB arasındaki yıllık ticaret hacminde şu an 55 milyon olan beyanname sayısının yaklaşık 200 milyon artarak 255 milyona yükseleceği öngörülüyor. Bu da beyanname sayısında yüzde 360 oranında bir artışa denk geliyor. İngiltere’deki gümrük sistemi yıllık 100 milyon beyanname işleyebilecek durumda. Dahası ticaret yapan 180 bin kişinin ilk defa yeni sistem ile beyanda bulunması bekleniyor. Bu da mevcut sistemin Brexit sonrası trafiği kaldıramayacağını gösteriyor. İngiltere Hükümeti, Gümrük Deklarasyon Sistemi’ni teknolojiyi en iyi şekilde kullanarak mümkün olduğunca hızlı ve efektif bir hale getirmek zorunda. Ayrıca İngiltere’nin gümrüklerde oluşan trafiği yönetebilmesi ve kontrolleri sağlayabilmesi için yaklaşık 3 bin -5 bin gümrük personeline daha ihtiyaç duyacağı öngörülüyor.

Brexit sonrası ithalat ve ihracat işlemleri için yaklaşık 36 faklı devlet kurumundan ve organizasyondan farklı evrak ihtiyacı doğacak. Bu süreci hızlı ve efektif yönetebilmek için kurumların çok iyi koordine olması ve minimum aksama ile problemleri çözmesi gerekecek.

Özel sektörü bekleyen zorluklar

Bilindiği gibi ticaret sürecine başta ticaret erbapları olmak üzere nakliye acenteleri, gümrük müşavirleri, gümrükleme ajansları gibi pek çok taraf dahil oluyor. İthalat ve ihracat süreçlerine dahil olan tüm tarafların getirilecek yeni sisteme ve düzenlemelere uyum sağlamaları önemli. Önceden mallarını AB-İngiltere arasında özgürce taşıyan ticaret erbapları, pek çok evrak işinin yanı sıra mallarını taşırken AB-İngiltere sınırında önemli kontrollerle karşı karşıya kalabilecek. Hükümetin sınırlardaki trafiğin ve kontrollerin önüne geçebilmek için firmaların kendilerini kontrol edebileceği Yükümlü Statüsü'ne ağırlık vermesi bekleniyor.

İngiltere’nin AB’den ayrılması için 13 ay gibi kısa bir süre varken tarafların gelecekte uygulayacakları ticaret politikalarını belirlemesi ve İngiltere’nin belirlenen politika çerçevesinde mevzuatını, gümrük alt yapısını ve teknolojisini hazırlaması gerekiyor. Ayrıca özel sektörün de mevcut sistemlerini ve düzenlemelerini kurulacak olan politikaya ve sisteme entegre olabilecek şekilde planlaması ve hızlıca Brexit sonrası senaryolara çalışmasında fayda var.

Bize ulaşın

 

Teklif talebi

 

Gönder