Yeni bir Japon mucizesi mi? | KPMG | TR
close
Share with your friends

Yeni bir Japon mucizesi mi?

Yeni bir Japon mucizesi mi?

Sektöründe Japonya’nın önde gelen profesyonel hizmet şirketlerinden KPMG Japonya’nın Küresel Japon Masası Başkanı Hiroshi Miura, Japonya ekonomisi ve dünyaya olası etkilerini değerlendirdi. Miura’ya göre, yapay zeka ve robot teknolojisine büyük yatırımlar yapan Japonya, dünyadaki iş modellerini etkileyecek devrim niteliğinde bir değişimi tetikleyebilir

İlgili içerik

Hiroshi Miura Hakan Orhan

Teknolojik devrimi tetikleyebiliriz

KPMG Japonya, 1,2 milyar dolar yıllık hasılat, 7 bin 500 çalışan ve Global 500 listesindeki yüzde 38,5’lik pazar payıyla alanında Japonya’nın önde gelen profesyonel hizmet şirketlerinden. Bu göz alıcı başarının sırrını KPMG Küresel Japon Masası (GJP) Başkanı Hiroshi Miura ile konuştuk, Uzak Asya’nın yatırım hedefindeki Türkiye için mesajlarını sorduk.

KPMG Japonya hakkında kısa bilgiler verir misiniz?

KPMG Japonya, Japonya'da denetim, vergi ve danışmanlık hizmetleri sunan lider bir kuruluş. Japonya'da premium denetim, vergi ve danışmanlık hizmetleri alanında lider durumdayız.

Ne kadar zamandır KPMG’de çalışıyorsunuz? Kariyerinizden kısaca bahseder misiniz?

Kariyerime 30 yıl önce Andersen’de başladım. Ancak şirket kapanınca ben dahil Andersen Japonya’nın tüm mensupları yaklaşık 15 yıl önce KPMG Japonya’ya katıldık.

İş zekanızı veya çalışma tarzını değiştirmenize neden olan yurt dışı görevlendirme deneyimleriniz oldu mu?

Evet oldu. İlk yurt dışı görevlendirmemde Andersen New York ofisinde denetim müdürü olarak hizmet verdim. İkincisi ise EMA GJP Başkanı olarak 2013 yılına kadar 4 yıl süreyle görev yaptığım KPMG Londra oldu. Bu görevler bana farklı değerlere, kültürlere ve gelenek-göreneklere sahip iş arkadaşlarıyla çalışmanın keyfi ve zorluklarının yanı sıra çok değerli deneyimler kazandırdı. Ayrıca yurt dışı perspektifinden baktığımda kendi ülkemi objektif ve tarafsız bir gözle gözlemleyebiliyor ve küresel standartlara göre güçlü ve zayıf yönleri ile birçok farklılıkları değerlendirebiliyorum.

KPMG Japonya çalışma ortamındaki çeşitliliği nasıl destekliyor?

KPMG Japonya, kadın-erkek, genç-yaşlı farklı deneyimleri olan ve birlikte çalışma gayesiyle çeşitli ülkelerden gelmiş tüm uzmanları kucaklar. Bizim insanımız birbirine saygı gösterir, içlerindeki cevheri açığa çıkarır, müşterilerine ve topluma katkıda bulunmak amacıyla hem bireysel anlamda hem takım olarak her zaman kaliteli hizmet verir. 

Kadınların başarısını desteklemeye yönelik ilerleme durumumuzu ölçümleyecek temel performans göstergesini üç yıl önce uygulamaya başladık. Ortaklar ve yöneticiler arasındaki kadın oranı hedeflerini belirliyor, kariyer destek eğitimleri ve koçluk programları sunuyoruz.

En beğendiğiniz moto nedir?

“Act on crossborder and crossfunction basis - Ülkeler ve fonksiyonlar arası temelde harekete geçin.” 

KMPG Küresel Japon Masası (GJP) Başkanı olarak görev yapıyorsunuz. GJP’nin teşkilatlanma yapısı ve başlıca faaliyetleri nelerdir? GJP’nin müşterilerinize sağladığı faydalardan bahseder misiniz?

GJP, Japon firmalarının küresel arenadaki başarısına yardımcı olmak için kurulmuş, sınırlar ve işlevler ötesi bir küresel ağdır. 

GJP; yurt dışı ofisleriyle yakın işbirliği yapmak, hizmet fırsatlarını belirlemek, genişletmek, uluslararası yetenekleri eğitmek, yerleştirmek ve ayrıca hizmet kalitemizi artırmak suretiyle müşteri beklentilerinin üzerine çıkmanın ve bu sayede KPMG marka değerini yükselterek The Clear Choice vizyonuna ulaşmanın yollarını arıyor.

GJP, Japon müşterilerin beklentilerine, ilgi alanlarına ve dil desteği ihtiyaçlarına ilişkin bilgiler sunarak, onlara küresel anlamda kusursuz hizmetin önünü açan tek durak noktası olma niteliğini taşıyor.

Japonya dünyanın en büyük üçüncü ekonomisine sahip. Ancak Japonya’nın 2030 yılına kadar dördüncülüğe inmesi bekleniyor. Genel olarak önümüzdeki 10 yıl için Japonya ekonomisi hakkındaki görüşleriniz nelerdir?

Doğum oranının düşmesi ve toplumun yaşlanması nedeniyle Japonya’nın yurt içi ekonomisi nispeten daralacak. Japonya, bununla birlikte, yapay zeka ve robot teknolojisi alanına yaptığı yatırımlar sayesinde teknolojik yenilik anlamında gelişimini sürdürüyor. Bu durum dünyanın her yerinde uygulanan mevcut iş modellerini devrim niteliğinde değiştirecek bir tetikleyici olabilir. Küresel faaliyetlerde bulunan Japon firmaları aracılığıyla bu teknolojilerin küresel ekonomi üzerinde bırakacağı etkiyi hiç kimse öngöremez.

Japon pazarında hangi sektörlerin gelişmesini bekliyorsunuz?

Gelişmesini beklediğim sektörler arasında otomotiv, teknoloji, sağlık ve yaşam bilimleri, altyapı ve ulaştırma bulunuyor.

2020 Tokyo Olimpiyatları’nın Japon firmalarını nasıl etkileyeceğini tahmin ediyorsunuz?

2020’de gerçekleştirilecek Tokyo Olimpiyat Oyunları’nın turizm ve inşaat sektörleri başta olmak üzere Japon ekonomisini olumlu etkileyeceğini düşünüyoruz. Otel, ticari tesisler, ulaşım olanaklarına yönelik inşaat, yenileme ve bakım çalışmalarına yatırımlar her geçen gün artıyor. 2020’de 30 milyondan fazla turistin ülkemizi ziyaret etmesini bekliyoruz. Japonya için asıl zorluk noktası, olimpiyat oyunları sonrasında bu tesis ve olanakların kullanımına yönelik talebin nasıl sürdürüleceği.

Birleşme ve satın alma hacmi rekor kırdı

Japon firmalarının yurt dışı birleşme ve satın alma (M&A) stratejileri ve eğilimleri hakkında bilgi verir misiniz? Japon firmaları son yıllarda hangi bölgelere yatırım yapmaya odaklanıyor?

Japon firmalarının özellikle gelişimini tamamlamış pazarlardaki yurt dışı faaliyetlerini genişletmek için genel stratejisi birleşme ve satın alma yöntemidir. Birleşme ve satın alma stratejisinin dışa doğru daha da yaygınlaşması bekleniyor. Japonya’nın dışa doğru birleşme ve satın alma hacmi 2016 yılında 852 milyar dolar artarak bir önceki yıla göre yüzde 24,7 oranında yükseldi. Bu bir rekor… Önemli ülkelere ve bölgelere baktığımızda, Avrupa’ya yapılan yatırım bir önceki yıla oranla neredeyse ikiye katlandı. Bunun en büyük sebebi İngiltere’ye yapılan yatırımların büyümesi. Üst üste 7 yıldır en büyük yatırım ülkesi konumundaki ABD’nin toplam yatırım içindeki payı yaklaşık yüzde 30.

Japon firmalarının gelişmekte olan pazarlara ilgisinin güçlü olduğu bir gerçek. Ancak birleşme ve satın alma faaliyetleri açısından bakacak olursak olgunlaşmış pazarlara daha fazla odaklanılıyor.

Size göre Japon firmalarının yurt dışı yatırımlardaki güçlü ve zayıf yönleri nelerdir?

2016 sonu itibariyle Japonya’nın doğrudan yabancı yatırım dengesi bir önceki yıla göre yüzde 7,8 artış göstererek 1,35 trilyon dolar seviyesine ulaştı.

Japon firmalarının yatırımlardan getiri elde etme oranı Asya’da yüzde 11,4 olarak gerçekleşirken, bu oran Kuzey Amerika’da yüzde 6,4 ve Avrupa’da yüzde 5 düzeyinde kalarak düşük bir seyir izliyor. Ürün kalitesi ve marka bilinirliği özellikle Asya pazarında güçlü bir yön olarak karşımıza çıkıyor. Olgunlaşmış pazarlardaki yoğun rekabet ortamında karar alma mekanizmasının yavaş işlemesi, yerelleşme ve birleşme sonrası entegrasyon ise zayıf yönler arasında.

Japon firmalarının yurt dışı yatırımlarda önem verdiği hususlar neler? Türkiye’nin Japonya’dan daha fazla yatırım çekmek için neler yapması gerektiğini düşünüyorsunuz?

Pazar olanakları, kaliteli insan, maliyet açısından rekabet gücü ve hesap verebilirlik konuları bizim için önemli faktörler. Yerel ekonomik durgunluklar, jeopolitik risklerin artması ve yurt içi siyasi istikrarsızlık gibi etkenler nedeniyle Japon firmalarının Türkiye’ye yatırım yapmakta tereddütlü davrandığını görüyoruz. Japon firmaları yatırım kararında kendilerine güven telkin edecek daha fazla haber duymak istiyor.

Japon pazarına girmek isteyen Türk firmalarına hangi tavsiyelerde bulunursunuz?

Japon pazarı oldukça rekabetçidir, kaliteli ürün ve hizmet talebi son derece yüksektir. Pazara ve uygun iş ortağına yönelik fizibilite çalışmasının yapılması kritik başarı faktörleri arasında sayılabilir.

Japon iş insanlarının en önemli özellikleri nelerdir?

Takım olarak çalışırlar ve ortak karar alırlar. Bu da karar alma sürecinin uzamasına neden olur. Ancak bir defa karar alındıktan sonra, o karar doğrultusunda çok sıkı ve verimli çalışırlar.

Homojen toplum yapısı ve çalışkan bir ulus olmaları nedeniyle, yüksek verimlilik ve yüksek kalitenin Japon insanını öne çıkaran güçlü yönler olduğunu görüyoruz. Hal böyleyken farklı kültür ve değerleri kabul etmede, onlarla bütünleşmede, onların iş modelini, yapısını geleneksel düzenden esnek şekilde dönüştürmede ve yabancı dilde iletişim kurmada zorlanmak gibi özellikler bazen onlara olumsuz yansıyabiliyor.

Bize ulaşın

 

Teklif talebi

 

Gönder