KPMG Türkiye Denetim Bölüm Başkanı Murat Alsan ile Röportaj

Denetim Bölüm Başkanı Murat Alsan ile Röportaj

KPMG Türkiye Denetim Bölüm Başkanı Murat Alsan ile KPMG’deki başarılı kariyeri üzerine röportaj

KPMG Türkiye Denetim Bölüm Başkanı Murat Alsan ile KPMG’deki kariyeri üzerine röportaj

1) Murat Bey kısaca KPMG ve denetim geçmişiniz hakkında bilgi alabilir miyiz? Kaç yıldır KPMG’desiniz, hangi görevlerde bulundunuz?

21 yıldır KPMG ’deyim. Bizim denetim mesleğinin tüm dünyada uzun yıllardır kabul görmüş bir kariyer akışı vardır. Ben de o paterne uygun olarak 1995 senesinde KPMG’de kariyerime denetim bölümünde asistan olarak başladım. ODTÜ’den yeni mezun olmuştum, çok genç ve hırslı bir yeni mezundum. İki sene denetim asistanlığı yaptım. Bizim işin güzel taraflarından bir tanesi de üçüncü yıla başlarken ekip yönetmeye başlıyor olmanızdır. Üçüncü ve beşinci yıllarım arasında sahadaki denetim çalışmalarını yürüttüm ve beşinci senemin sonunda da denetim müdürü oldum. Denetim müdürü olduktan sonra aynı anda çok sayıda projeyi yönetmeye başladım ve dört sene sonra da KPMG Türkiye’nin ortağı (partneri) olma fırsatını yakaladım. Bu başarıda beni o sırada yetiştiren şirket ortaklarımın, birlikte çalıştığım arkadaşlarımın ve tabiki bana pek çok şey katan müşterilerin etkisi ve katkısı büyüktür. İlk başladığım yıllarda Türkiye adeta bir fırsatlar ülkesiydi ve dokuz yılda KPMG’de şirket ortağı olmayı aslında hızlı bir kariyer yükselişi olarak tanımlayabilirim.

İlerleyen süreçte 2009 yılında da denetim bölümünün başına geldim. Denetim bölümünün altı yıldır yöneticiliğini yapıyorum. Son bir yıldır da ilave bir görevim var. Finansal sektör olarak tanımladığımız bankacılık ve sigortacılık dünyasında KPMG’nin tüm hizmetlerini sunan grubun da başındayım. Hem denetim, hem vergi, hem de danışmanlık bölümünde çalışan insanları senkronize etmeye çalıştığımız için bu rol tüm KPMG kariyerimdeki en zorlayıcı görevlerden biri oldu. KPMG ’deki kariyer gelişimimi bu şekilde özetleyebilirim.

2) KPMG kariyeriniz özellikle bu alanda kendini geliştirmek isteyen gençler için son derece ilham verici bir özelliğe sahip. Asistanlık’tan partnerliğe yükseldiğiniz başarılı bir kariyer gelişimi görüyoruz. Bir çalışanın KPMG’den başarılı olması için sahip olması gereken temel 3 nitelik nedir? KPMG hangi profildeki öğrenciler için daha uygun bir şirkettir?

Kendi tecrübem ve gözlemlerim de teyit ediyor ki KPMG’de başarılı olabilmenin birinci şartı çalışanlar, müşteriler ve ortaklar olmak üzere tüm paydaşlar ile iyi ilişkiler geliştirebilmektir. Bundan kast ettiğim şey aslında tamamıyla güven tesis etmektir; insanların size güvenebileceği davranışlarda bulunmak ve bu güveni karşıdaki insanlara geçirebilmektir… Bence KPMG’de başarılı olmanın birinci koşulu budur.

İkinci başarı kriteri ise sürekli olarak öğrenmeye açık olmaktır. Bizler danışmanlık yapıyoruz. Sonuçta vergi, denetim ve danışmanlık bölümünde çalışan tüm arkadaşlarımızın da yaptığı asıl iş danışmanlıktır. Bana göre iyi bir danışmanın sahip olması gereken en önemli özellik de öğrenmeye devamlı açık olmasıdır. Eğer kişi herhangi bir noktada öğrenme performansını ve motivasyonunu durdurursa çok kısa sürede bulunduğu yerden aşağıya doğru kaymaya başlar. Bu nedenle KPMG’de başarılı olmak isteyen bir arkadaşımın da öğrenmeye ve kendisini geliştirmeye açık olması gerektiğini düşünüyorum.

Son olarak ise kişinin disiplinli olması gerekiyor. KPMG’de başarı için programlı, tedbirli, zamanı iyi kullanabilen bir çalışan olmamız çok önemlidir.  Zamanın geri getirilemeyen tek kaynak olduğunun bilincinde olmalıyız ve kendimizi buna göre disipline etmeliyiz. Yoğun bir çalışma ortamında olduğumuz için mutlu ve başarılı olmanızın en önemli parametrelerinden biri önceliklerinizi belirleyebiliyor ve zamanınızı doğru yönetebiliyor olmanızdır. Özetle iyi iletişim özellikleri, öğrenmeye açık olmak ve disiplin başarılı olmanın üç temel yolu diyebilirim.

3) KPMG, çalışanlarına kaç farklı kariyer yolu sunuyor?

Bizim geleneksel olarak 3 tane ana hizmet kolumuz var. Bunlardan bir tanesi denetim. Denetim hem kendi içinde kariyer olanakları sunuyor, hem de birçok farklı sektörde aranan ve ihtiyaç duyulan bir özgeçmişe sahip olma fırsatı sağlıyor. Dolayısıyla denetim bölümümüz KPMG içinde ve  dışındaki kariyer fırsatları için çok önemli bir hizmet ve meslek olma özelliğini de içinde barındırıyor.

Onun dışında vergi uzmanlarımız ve danışmanlık bölümünde çalışan uzmanlarımız var. Hem vergi, hem de danışmanlık bölümleri kendi içlerinde pek çok disiplin barındırıyor ve çalışanlarımıza ulusal ve uluslararası standartlarda güçlü kariyer imkânları sağlıyor. Bu kariyer olanaklarının her birinin içinde ilerlemek ve kariyer yapmak mümkündür. Deneyimli çalışanlar olarak arkadaşları bu alanlara nasıl yönlendirdiğimiz bence çok önemlidir. Bizim başlangıç olarak tavsiye ettiğimiz ve arkadaşları yönlendirdiğimiz kanallar denetim ve vergi başlangıçlarıdır. Çünkü buralarda şirketleri ve sektörleri tanıyarak aslında dünyanın temel taşlarını öğreniyorlar, kendilerini eşsiz bir hızda geliştiriyorlar. Biz daha sonra arkadaşları yetenekleri ve edindikleri tecrübelere göre danışmanlık veya verginin başka bölümlerinde rotasyona tabi tutuyoruz. Arzu eden ve ilgi duyanlar kariyerlerine denetim bölümünde de devam edebiliyor.

Türkiye’de kariyer olanaklarına ek olarak çalışanlarımıza KPMG’nin yurtdışı ofislerinde de kariyer yapma olanağı sağlıyoruz. KPMG’deki uluslararası çalışma ortamı ve fırsatları için ayrı bir parantez açmak isterim. Expat yani yabancı çalışanlarımız, yabancı ülkelerin kültürü, iş yapış tarzı ve knowhow konularında lokal ofislere çok önemli katkılarda bulunuyorlar. İkinci olarak yürüttüğümüz projelerin önemli bir kısmı yurtdışı bağlantılı olduğu için ekiplerimiz bu projeler kapsamında yurtdışı ofislerimizi ziyaret etme ve diğer ülke ofislerinde geçici çalışma şansını yakalıyorlar. Son olarak ise KPMG Global Opportunuties programı sayesinde çalışanlarımız kısa ve uzun dönem olmak üzere bir dönem yurtdışındaki KPMG ofislerinde çalışma ve farklı bir ülkede yaşama tecrübesi edinerek, kültürler arası çalışma yaklaşımını geliştirebiliyorlar.

4) Kariyer basamaklarını yükselirken KPMG’de kişisel ve profesyonel gelişiminize yönelik ne gibi destek aldınız?

Üstlerinizden kariyer yönlendirmesi, coaching, mentoring ve benzeri yönde gelişiminizi destekleyecek çalışmaların KPMG’de uygulamalarından biraz bahsedebilir misiniz?KPMG’nin en güzel taraflarından bir tanesi başlarken de konuştuğumuz gibi öğrenmeye ve çalışanın gelişimine verilen değerdir. Bu noktada bizlere akan bilginin sınırı yok diyebilirim. Dünya çapındaki networkümüz ve yerel kaynaklarımızdan her gün sınırsız bilgiler ulaşıyor.

Ancak burada bana göre önemli olan bilginin sadece sizin önünüze geliyor olması değildir; önemli olan hangi bilginin önemli olduğuna karar vermenizi sağlayacak deneyimli bir ustanın sizi eğitmesidir. Bir ustanın manavdan en güzel ve lezzetli elmaları toplayıp sizin önünüze koyması gibi yoğun bilgi akışı içerisinde hangi verilerin size gerekli olduğunu anlatan, hangilerinin müşteriniz veya şirketiniz için değer yarattığının hızlı bir şekilde farkına varmanızı sağlayan, püf noktaları gösteren bir mentöre ihtiyacınız vardır. Aksi takdirde değer anlamında çok bir şey ifade etmez. Usta aynı zamanda size nasıl güven kurulması gerektiğini, müşteri, kamuoyu ve basın nezninde profesyonel olarak saygı görecek bir ilişkinin nasıl geliştirileceğini öğretir.

KPMG’de genç arkadaşlara en ciddi katkıyı yaptığımız alan, benim perspektifimden yanlarında böyle bir usta ile çalışıyor olmalarıdır. Böyle bir usta veya mentörünüz olmadığı takdirde yolunuzu özellikle bu yoğun iş ortamında yolunuzu kaybetme ihtimaliniz çok yüksektir. Hızlı bir şekilde nereye gittiğinizi göremez hale gelip başka arayışlara girmeniz mümkün hale gelir. Kariyerlerine yani başlamış arkadaşlarımızın yakınlarında sürekli müdürleri yer alırken müdürlerimizin yakınında ise şirket ortaklarımız bulunur. Çalışan öğrenmeye açık ve hevesli olduğu sürece bu farklı seviyeler arasındaki iletişim kanalları hep açıktır. KPMG gelişim ve eğitim fırsatlarını çok ciddi anlamda çalışanlarına sunuyor.Bu iki taraflı bir öğrenim olduğu için performans gelişimi açısından da çok önemlidir. Zira genç çalışanlarımız ustalarından öğrenirken usta da o çalışanın yeteneklerinin farkına varması sayesinde o kişiyi fırsatlar dâhilinde başka proje veya pozisyonlara kaydırabilir.

Bu iki taraflı iletişim KPMG’nin en önemli değerlerinden biridir. Mesleki gelişime ek olarak çalışanlarımızın bireysel gelişimine de KPMG’de büyük önem veririz. Örneğin ben 21 yıllık kariyerim boyunca güzel Türkçe konuşma dersinden zaman yönetimine, müşteri ilişkisi geliştirmeden çalışanlarla kurulacak ilişkinin kalitesinin nasıl zenginleştirilmesi gerektiğine kadar pek çok farklı alanda çok deneyimli, alanında uzman insanlardan, hocalardan dersler alma imkânı buldum. Yönetici olduktan sonra da kendi ekibimi bu eğitimleri almaları için çok teşvik edip öncü olmaya çalıştım. Dolayısıyla usta-çırak ilişkisinin dışında KPMG’de ayrı profesyonel bir gelişim bakış açısı da var ki bence bu da bize büyük katkı sağlıyor.

5) KPMG’yi 4 Büyükler arasında farklı kılan temel özellikleri nedir?

Tabii Big4 içerisinde çok değerli arkadaşlarım var; üniversiteden arkadaşlarım, sosyal hayatta tanışma fırsatı yakaladığım arkadaşlarım… Hepsi çok değerli insanlar ve çok değerli şirketler. Rakiplerimizin değerli olmasından çok memnunuz çünkü iyi rakip insanı zinde tutar ve gelişmesini sağlar. Bu anlamda KPMG’nin çok şanslı bir şirket olduğunu söyleyebilirim. Farklı olduğumuz nokta ise KPMG’nin ruhudur. Bu ruh tüm çalışanlarımıza hızlı bir şekilde sirayet ediyor. KPMG ruhundan kast ettiğimiz aslında bu kurumda insana verilen değerdir.

KPMG kapısından içeri girdiğiniz andan itibaren nasıl bir insan olduğunuz hiç önemli değildir. Size çalışmalarınızı hayata geçirebileceğiniz, iyi ilişkiler kurabileceğiniz, çalışırken eğlenebileceğiniz ve tabi bu sayede başarıya ulaşabileceğiniz bir ortam sağlanır. Bu ruh global olarak tüm KPMG ofislerimizde de ortak hissettiğimiz bir duygudur. İnsanları ayırmayan, insanlara dostça yaklaşan, arkadaşlığın çok önemli bir olgu olduğu bir şirket ruhu var. Onun bir parçası olmaktan ben her zaman gurur duydum ve birlikte çalıştığım arkadaşlarımın da gurur duyduğunu her zaman gözlemledim. Biz; evet çalışıyoruz, sıkı çalışıyoruz, öğreniyoruz ama aynı zamanda şirket içerisinde kurduğumuz dostluk ve  arkadaşlıklar sayesinde eğlenebiliyoruz da. Bunların hepsi bir araya geldiğinde bence güçlü ve etkili bir KPMG ruhu oluşturuyor. Bence Big4 içindeki en önemli farkımız budur.

6) KPMG’de denetimde çalışmanın zorlukları nelerdir? Olumlu yanları olduğu kadar zor noktalarını da öğrenmek isteriz.

En başta konuştuğumuz gibi KPMG’de başarılı bir kariyer yapmanın koşullarından birinin iyi ilişkiler geliştirmeye önem vermek olduğunu belirtmiştim. İyi ilişkiler geliştirmeye önem vermiyorsanız o zaman hayat sizin için KPMG’de hakikaten zor olur. Çalışma arkadaşlarınız, üstleriniz veya müşterileriniz size güvenmiyorsa KPMG’de zorluklar yaşarsınız. Eğer öğrenmeye açık değilseniz yine zorluklar yaşarsınız çünkü buradaki kariyer basamakları her yıl belli bir bilgiyi ve tecrübeyi almanızı zorunlu kılıyor. Onu alamazsanız bir üst rolün sorumluluklarını yerine getiremezsiniz. Bu durumda hayat KPMG’de çok zor olabilir. Buna ek olarak programlı ve disiplinli olmaktan bahsetmiştim. Bizim mesleğimiz olan profesyonel danışmanlık işleri programsızlığı kabul edebilecek işler değildir. İşlerinizi disiplinli ve planlı bir şekilde götürmüyorsanız KPMG’deki hayatınız gerçekten çok sıkıntılı bir sürece girebilir. Bu konuyu özellikle açmak istiyorum çünkü biraz da denetim dünyasının doğasından kaynaklanan bir durum da söz konusu.

İşlerimiz mevsimsel olduğu için hemen hemen %70’ini yılın ilk 3 ayında gerçekleştiriyoruz. Dolayısıyla yılın ilk 3 ayında yani işlerin %70’ini yaparken yoğun bir tempo ile karşı karşıyayız. İşlerin geri kalan %30’luk kısmını ise kalan dokuz ayda yapıyoruz. Dolayısıyla oldukça da sakin bir dönem var. Eğer o sakin periyodu, 3 aylık yoğun dönemin plan ve hazırlığını yapmak için verimli kullanırsanız yoğun dönemlerinizi daha kontrollü bir şekilde tamamlarsınız. Ben hayatım boyunca böyle yaptım. Ancak bu dokuz ayı işlerinize tam manasıyla hazırlanarak geçirmezseniz, o üç ayın yoğun ve stresli mesailerin yaşandığı bir döneme dönüşmesi şaşırtıcı olmaz. Aslında denetim mesleğinin kişileri çok çalıştırdığı, fazla mesaiye bıraktığı  algısı bundan kaynaklanıyor.

KPMG olarak bizler, çalışanlarımızın yoğun dönemlerini en rahat şekilde geçirmelerini sağlamak adına daha sakin oldukları dokuz ayı en etkili ve verimli nasıl değerlendirmeleri gerektiğini ciddi şekilde planlıyoruz. Bunun için çalışma saatlerimizi yeniden düzenledik. Bu üç aylık yoğun süreçte mesai akşam saat 8’de biterken yılın diğer kısımlarında bazı aylarda akşamüzeri 4’te, bazı aylarda da saat 6’da biter. Bu sayede bu iş yoğunluğunu çalışma saatlerindeki düzenlemelerle dengelemeye çalıştık.

Erken planlamaya çok önem verdiğimiz için bu konuyla ilgili çok ciddi çalışmalar yaptık. Bildiğim kadarıyla sektörümüzde bir ilk olarak  KPMG’de Pazar günleri ve akşam belli bir saatten sonra çalışmayı yasakladık. Çünkü çalışma arkadaşlarımızın hangi seviyede olursa olsun o yoğun dönemlerinde bile sürdürülebilir bir hayat tarzına sahip olmalarını arzu ediyoruz.

7) KPMG’de sizi ne motive ediyor? 21 yıldır sizi burada tutan şey nedir?

KPMG bana güçlü bir kariyer yolu çizdi ve başarılı olma fırsatı verdi. Bununla birlikte kariyer gelişimimle doğru orantılı olarak tabi ki maddi imkânlarım da arttı. KPMG bana hayattan beklediğim her şeyi verdi fakat beni burada yirmi bir yıldır tutan şey aslında bunlar değil. Bu sorunun yanıtı aslında KPMG bünyesinde iyi arkadaşlık ilişkileri geliştirebilmiş olmam; birlikte olmaktan mutlu olduğum, hem çalışırken hem de sosyal yaşamımda iyi zaman geçirebildiğim her yaş ve kültürden çok sayıda arkadaşlarımın olması ve bu arkadaşlık bağı ile size bahsettiğim KPMG ruhunu oluşturabilmemizdir. Beni yirmi bir yıldır KPMG’de tutan ve bundan sonra da kısmetse tutacak olan çalışma arkadaşlarımdır.

Bize ulaşın

 

Teklif talebi

 

Gönder